Türkiye Solar Cam Üretim Kapasitesini 5'e Katladı
Cam Sektör Toplantısı'nda bu yıl, küresel talep daralmasının etkilerine ve haksız ithalat baskısına karşı stratejik seferberlik vurgusu öne çıktı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru, “Enerjide dışa bağımlılık her zamankinden daha riskli hale geldiğinden, yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılıyor. Cam sektörü de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak solar cam üretimi konusunda büyük bir atılım yapıyor. Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkarmış bulunuyoruz. Bu yüksek sermaye ve emeğin korunması adına, haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesini hayati bir zorunluluk olarak görüyoruz.” dedi.
Düzcam, İşlenmiş Camlar, Cam Ambalaj ve Cam Ev eşyası üretiminde dünya genelinde güçlü konumunu pekiştiren Türk cam sektörünün temsilcileri Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) ev sahipliğinde TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi. ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru ile ÇCSİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç başta olmak üzere kamu, sektör ve firma temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılında 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren sektörü etkileyen güncel ticaret politikaları ve haksız rekabet yaratan ithalat baskısına karşı atılacak stratejik adımlar konuşuldu.
“Küresel ticaret kırılgan ama Türk camı dayanıklı”
Bölgesel savaşların etkisiyle oluşan talep daralmalarına ve artan üretim maliyetlerine bağlı olarak kar marjlarının sürdürülebilir seviyenin altına düşmüş olması, birçok faaliyet alanı gibi cam sektörünü de doğrudan etkilendiğine dikkat çeken ÇCSİB Başkan Yardımcısı Tansu Kumru şunları söyledi:
“Artan ticaret savaşları ve ülkelerin yerel üretimlerini koruma eğilimi ile uluslararası ticaretin koşulları ağırlaşmış olsa da bizim rekabet gücümüz bu zorluklarla başa çıkabilecek düzeyde. Yüzde 79 yerli katma değer oranı ile 170 ülkeye cam ihracatı yapan bir sektör olarak, yüksek üretim kapasitemiz, uluslararası standartlardaki ürün kalitemiz ve deneyimli insan kaynağımız ile küresel zorlukları fırsata dönüştürmeye çalışıyoruz. İnşaat, otomotiv, beyaz eşya, güneş enerjisi, gıda, perakende ve turizm gibi pek çok sektöre girdi sağlayarak ülke ekonomisine ve tüm bu iş kollarının ihracatına katkı sağlıyoruz. Bu zorlu dönemde müşteriye özel ürün ve hizmet sunarak ihracat yaptığımız pazarlardaki payımızı artırmak ve yeni pazarlar kazanmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
“Yenilikçi yatırımlar geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor”
Türkiye’nin yıllık 4 milyon tonun üzerindeki üretim ve işleme hacmiyle küresel ölçekte önemli bir cam üretim üssü olduğuna dikkat çeken Kumru, firmaların talep ve ihtiyaçları konusunda şunları belirtti:
“Cam sektöründeki işletmeler, yüksek teknolojiye sahip fırınların 7/24 kesintisiz çalışma zorunluluğu nedeniyle, enerji ve sermaye yoğun bir yapıya sahipler. Küresel ekonomideki soğumadan olumsuz etkilenen bu devasa ekosistemde, üretim maliyetlerinin neredeyse yarısını oluşturan doğalgaz ve elektrik giderleri karşısında sektörümüzün desteklenmesine ve ihracatçının elini güçlendirecek rekabetçi kur seviyelerinin sağlanmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bu iyileştirmeler, özellikle yüksek sermaye gerektiren yenileme, bakım ve modernizasyon yatırımlarının sürdürülebilirliği için kritik önem taşıyor. Karşı karşıya kaldığı ağır maliyet bileşenlerine rağmen cam sanayimizin karbon ayak izini azaltma, kapasite artırımı ve dijitalleşme odaklı yatırımlarını kesintisiz olarak sürdürmesi ve kaynaklarını nitelikli ürünlere yönlendirmeye devam etmesi geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor.”
“Solar camdaki güçlü ivmemiz haksız rekabete karşı korunmalı”
Yenilenebilir enerji alanındaki stratejik adımlara ve sektörün solar cam alanında sağladığı gelişime dikkat çeken Kumru, bu segmentteki üretim hamlesini şu sözlerle aktardı:
“Türkiye’de iş dünyası, sürdürülebilirlik odaklı dinamikleri çok yakından takip ediyor. Enerjide dışa bağımlılık her zamankinden daha riskli hale geldiğinden yenilenebilir enerji alanında önemli yatırımlar yapılıyor. Cam sektörü de bu sürecin bir parçası olarak solar cam üretimi konusunda büyük bir atılım yapıyor. Bu vizyoner yaklaşım ve kararlılıkla hayata geçirdiğimiz yatırımların bir neticesi olarak, Türkiye’nin solar cam üretim kapasitesini tam 5 katına çıkarmış durumdayız. Bu emeğin ve yüksek sermayenin korunması adına haksız rekabet yaratan ithalatın önlenmesi hayati bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Stratejik öneme sahip bu yatırımların sekteye uğramaması ve yerli sanayimizin haksız ithalat baskısına karşı ticari savunma araçlarıyla korunması, yerel üretimimizin geleceği açısından en kritik hamlelerden biri olacaktır.”
“Kamunun proaktif adımları sektör için can suyu oldu”
Dünyada tırmanan korumacılık dalgası ve yüksek vergilerin iç pazarı tehdit eder hale geldiğinin altını çizen Kumru, yurt içinde alınan önlemlere dikkat çekerek şunları belirtti:
“Maliyet avantajına sahip ülkelerin küresel talep daralmasının da etkisiyle, haksız rekabet yaratan ithal ürünlerini daha fazla Türkiye’ye yönlendirdiklerini görüyoruz. Özellikle Çin menşeli ürünlerin Malezya üzerinden ülkemize yönlendirilerek mevcut ticaret politikası önlemlerinin etkisiz hale getirilmeye çalışılması, haksız rekabet baskısını daha da ağırlaştırıyor. Cari açığı artıran bu durum, yerli üreticilerin yaşadığı zorlukların ağırlaşmasına yol açıyor. Ticaret Bakanlığımızın bu süreçte attığı proaktif adımlar sektörümüz için adeta bir can suyu oldu. Son bir yılda cam ev eşyasında Çin ve Mısır’a karşı anti-damping soruşturması başlatılması, cam elyafta anti-damping vergisinin devreye alınması, düzcam ve otomotiv camlarına yönelik ilave önlemler yerli üretimi korumak adına çok kritik kazanımlar oldu. Bu önlemlerin artırılması ithalatın kontrol altına alınması açısından tamamlayıcı ve bütünleşik bir strateji olacaktır.”
İhracat Şampiyonları konuştu: “Gelecek Bizim”
Cam Sektör Toplantısı açılış konuşmalarının ardından İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu “Dünya ve Türkiye Ekonomisi 2026 Öngörüleri ile Cam Sektörüne Etkileri” başlıklı bir sunum yaptı. Etkinlikte ayrıca, cam ihracatında öne çıkan firma temsilcilerinin katılımıyla “İhracat Şampiyonları Konuşuyor” Paneli düzenlendi. Şişecam Satış Genel Müdür Yardımcısı Başar Tırpancı’nın moderatörlüğündeki panelin konuşmacıları ise Gürok Grup Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Rakle Yönetim Kurulu Başkanı Can Dervişoğlu, Yorglass Yönetim Kurulu Başkanı Semavi Yorgancılar, Okandan Cam Genel Müdürü Nurettin Okandan ve Yıldız Cam Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Yıldız oldu. Panelde, bugüne kadar hayata geçirilen yenilikçi projelerin cam sanayiinin gücünü geleceğe taşıyacağı mesajını veren sektörün lider isimleri, Türk cam sektörünün tüm dünya için güvenilir ve küresel bir çözüm ortağı olmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.