Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Bu Yükün Altında Kalırsınız
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Bu Yükün Altında Kalırsınız

Bu Yükün Altında Kalırsınız
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Yatağan'da Termik Santrali ve kömür ocaklarında çalışan enerji ve maden işçilerinin kurduğu direniş çadırını ziyaret etti.
26.10.2013 / 13:22

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santralleri ile Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Güney Ege Linyit İşletmeleri Müessese Müdürlüğü (GELİ) ve Yeniköy Linyit İşletmesi (YLİ) işyerleri ve kömür ocaklarıyla ilgili alınan Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararı karşısında yaptıkları direnişlerle tüm Türkiye'ye adını duyuran Muğlalı enerji ve maden işçilerini ziyaret etti.


Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay Özelleştirme İdaresine bağlanan Yatağan Termik Santrali’nde ve kömür ocaklarında çalışan enerji ve maden işçilerinin kurduğu direniş çadırını ziyaret etti.


Tes-iş Sendikası Yatağan Şubesi’ni ziyaret eden Atalay ve beraberindekiler Yatağan merkez ve belde Belediye Başkanları, AK Parti, CHP ve MHP İlçe Başkanları ile demoktratik kitle örgütü temsilcileri ve Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda ve dernek başkanları ile Maden-iş Sendikasında gerçekleştirilen toplantıya da katılarak özelleştirme süreciyle ilgili olarak görüş alışverişinde bulundu.


Atalay, direniş çadırı önünde kendisini karşılayan işçilere hitaben yaptığı konuşmada, “Zonguldak’ta 600 metre yerin altına indim ve dedim ki, bu ülkeyi idare edenler, Sayın Ali Babacan’la Maliye Bakanını da buraya getirmek lazım. Sebebi şu bizim maliye ile hazine, tabirimi mazur görün onlar kendilerini beyaz Türkler gibi anıyorlar. Sanki ayrıcalıklı, sanki babalarının paralarını veriyorlar. Yani işçinin maaşından işçinin hak edişini verirken sanki canları çıkıyor. Böyle bir bakış var, bu dünde vardı, bugün de devam ediyor. Çalışma meclisinde 15 gün evvel Ali Babacan’a ifade ettim dedim “madene hiç inmeden madeni konuşursanız yanlış yaparsınız. Yatağan’ı görmeden buraya birilerine satmaya kalkarsanız burayı birilerine pazarlamaya kalkarsanız bu yükün altında kalırsınız. Kul da sorar, Allah’ta sorar dedim”


"Bu ülkede hiçbir özel sektör zarar eden hiçbir yeri almaz, “ben oraya gideyim sevap olur, para harcayayım” diye kimse düşünmez. Bakar ki daha çok nasıl kâr ederim. İyilerine lafım yok ama büyük bölümü çok af edersiniz nasıl su aygırı gibi suya doymaz." diye konuştu.


Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay dün öğlen saatlerinde Yatağan’a gelerek Tes-İş ve Maden-İş Sendikalarını ziyaret etti. Beraberinde Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul ve Türk-İş Genel Merkez Yöneticileri ve İl Temsilcileri ile birlikte Yatağan Termik Santrali önünde 39 gün önce kurulan Özelleştirme karşıtı direniş çadırını ziyaret eden Atalay’ı enerji ve maden işçileri sloganlar ve alkışlarla karşıladı sevgi gösterilerinde bulundu.




Direniş çadırı önünde toplanan yaklaşık 500 işçiye hitaben bir konuşma yapan Atalay, “Değerli arkadaşlar bu bölge Yatağan Termik Santrali ile anılıyor, nasıl Zonguldak denilince kömürden başka bir şey yok Yatağan’da öyle anılıyor. Türk İş’in geçmişine de sevabına günahına da ortağım, bundan sonra yapılacakların başındayız. Ayın üçünde görev değişikliği oldu, dördünde göreve geldik. İlk ziyaretimizi ayın dokuzunda Zonguldak’a yaptık. Dedik ki doğrusu bir madene inelim o benim üçüncü inişim oldu. 600 metre kota indik 2,5 km ilerledik. Ara sıra siyasilere de ifade ediyorum, arkadaşlarıma da ifade ediyorum. Sendikacı, siyasetçi oralara girip bir silkinmek durumunda, oralara girdikten sonra aldığı maaştan, attığı adıma kadar dikkat etmek durumunda. O alın terinin o emeğin o nasıl zor şartlarda olduğunu görmek durumunda.


O gün orada basın mensuplarına bir ifade kullandım. Dedim “bu işi biz bir sefer gördük. Bu ülkeyi idare edenler, Sayın Ali Babacan’la Maliye Bakanını da buraya getirmek lazım. Sebebi şu bizim maliye ile bizim hazine, tabirimi mazur görün onlar kendilerini beyaz Türkler gibi anıyorlar. Sanki ayrıcalıklı, sanki babalarının paralarını veriyorlar. Yani işçinin maaşından işçinin hak edişini verirken sanki canları çıkıyor. Böyle bir bakış var, bu dünde vardı, bugün de devam ediyor.


Çalışma meclisinde 15 gün evvel Ali Babacan’a ifade ettim dedim “madene hiç inmeden madeni konuşursanız yanlış yaparsınız. Yatağan’ı görmeden buraya birilerine satmaya kalkarsanız burayı birilerine pazarlamaya kalkarsanız bu yükün altında kalırsınız. Kul da sorar, Allah’ta sorar.”


Özel Sektör Su Aygırı Gibi


Bu bölge bundan 7-8 sene evvelsine kadar zehir kustu. Çoluğu çocuğu bedel ödedi. Evini barkını arsalarını verdiler. Bu arıtma oldu, baca sistemi geldi, buraları kâr eden kuruluşlar şimdi diyorlar ki “gelin buraları birilerine verelim.” Bu ülkede hiçbir özel sektör zarar eden hiçbir yeri almaz, “ben oraya gideyim sevap olur, para harcayayım” diye kimse düşünmez. Bakar ki daha çok nasıl kâr ederim. İyilerine lafım yok ama büyük bölümü çok af edersiniz nasıl su aygırı gibi suya doymaz. Var ya böyle yapılar var bu ülkede. İşini doğru yapan bir elin parmakları kadar olsa da işverenler var ülkede, özel sektörümüz var.


Kıdem Tazminatı


Kıdem tazminatı özel sektörün %83’ünde yok, kamuda birde oturmuş işyerlerinde problem yok. Resmi rakamlara göre taşeronda çalışan 987 bin, bu ne demek, bunun büyük bölümü kamuda çalışıyor devlet çalıştırıyor. Senelik izin yok, öğlen yemeği, yok servis yok, hasta olmakta yok, yakının öldü o da yok. Böyle bir dünya var mı, böyle bir yer dünyanın hiçbir yerinde yok. Elli-yüz sene evvel Amerika’da yok böyle bir dünya, maalesef ülkemizde bu kölelik düzeni devam ediyor. Bununla ilgili bir çalışma yapılıyor, sayın bakanla buraya gelmeden evvel gene konuştum. Kıdem tazminatıyla ilgili Türk İş’in iki genel kurul kararı var. Genel kurul kararına falan da gerek yok. Arpa boyu kadar geriye gidişin karşısındayız, mevcut çalışanlarla ilgili sıkıntı olmadığını hepimiz biliyoruz ama bundan sonra işe girecek oğlumuz kardeşimiz var, geleceğimiz var. Onlarla ilgili olarak bu yapılanların değiştirilmesine gene karşıyız. Öyle bir riskin altına giremeyiz. Ne mevcuta ne geleceğe olumsuz bir şeyin altına imza atmayız, evet demeyiz kavga vermeye devam ederiz.


Türk-İş Bu Bölgenin Sözcüsü


Ayın yedisinde Sayın Enerji Bakanı Türk İş’e geldi, bana verilen bilgiler doğrultusunda bu bölgeyi anlattım. Dedim durum böyle böyle sayın bakanım. Akabinde sendikalar tarafından hazırlanan metin bize ulaştırıldı. Bizde 13 başlık yaparak kendilerine teslim ettik. Akabinde Nurettin Akçul ile birlikte özelleştirme yüksek kurulu üyesi Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım’a durumu bir daha anlattık. Bu bölgenin tamamı kurumla özdeşleşmiş durumda, bu kurumla akraba bu kurumla kardeş bu kurumla ana baba gibi bir şey.


Türk İş olarak biz bu bölgenin sözcüsü olmaya devam ederiz, biz bu bölgenin gözcüsü olmaya devam ederiz, biz bu bölgeyle ilgili bu sıkıntılar çizilen plân program çerçevesinde biz buna öncülük yaparız. 15 gündür de bunu yapmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki günlerde burada gördüğümü, burada aldığımı şahsım Türk İş başkanı olarak, arkadaşlarım olarak Türk İş başkanlar kurulu olarak maddi manevi olarak bizden ne isteniyorsa onu yapmaya devam ederiz.


Birliğinizi dirliğinizi bozmadan bugüne kadar böyle götürdünüz bundan sonra da bu düzeni bozmadan yolunuza devam edeceksiniz. Bizden istenenleri biz yapmaya devam edeceğiz. Biz bugüne kadar bize güvenenlerin başlarını hiç aşağı düşürmedik” dedi.


Atalay ve beraberindekiler daha sonra Maden-İş Sendikası Toplantı Salonu’na geçerek ilçe Belediye Başkanı, Demokratik Kitle Örgütü temsilcileri, STK’lar, Siyasi parti ve dernek oda temsilcilerinden oluşan yaklaşık 60 kişi ile bir araya gelerek süreci değerlendirdiler.


demeçgazetesi






Bu haber toplam 3532 defa okundu
YORUMLAR
mustafa günay: 
"özelleştirme"
Merak ettim gercekten Ankara cayırhan 2000 yılında özelleşirken aynı sendika aaynı siyasiler nerelerde idi. eger direnecekseniz her iki tarafıda işe bulaştırmayın. Başarılar dilerim
26.10.2013 / 19:44


YAZARLAR