Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Emeğin Torbası Mecliste
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Emeğin Torbası Mecliste

Emeğin Torbası Mecliste
Süleyman Çelebi, Emeğin Torbasını Meclise taşıdı.
21.02.2014 / 21:05

Enerjimagazin-CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Emeğin Torbasını TBMM Genel Kuruluna taşıdı.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, Meclis Genel Kurulunda daha önce vermiş olduğu araştırma önergesi üzerine CHP grubu adına söz aldı.


Çelebi, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada “Taşeronlaşmanın getirdiği haksızlıkları, hukuksuzlukları, Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 4/ C'lilerin yaşadığı sorunları ve Çocuk İşçiliğini” anlattı.


Çelebi, “Biz, bu ülkenin emekçileri olarak bakanın verdiği sözün yerine getirilmesini istiyoruz. Hukuk, adalet diyorsunuz. Batsın sizin hukukunuz, batsın sizin adaletiniz. Bu kadar olmaz. Mahkeme kararı dinlemezsiniz, yargı kararı dinlemezsiniz, hukuk dinlemezsiniz, adalet dinlemezsiniz, ondan sonra "Hukuk var, kanun var, yasa var." Boş verin bunları. Bu laflardan artık bıktı bu millet. Dedi.


Çelebi kürsüye sırtında üzerinde "Emek Torbası" yazan bir torba ile kürsüye geldi. Çelebi’nin bu hareketi Ak Parti sıralarından tepkiyle karşılandı. Ak Partili Milletvekilleri Çelebi’nin şov yaptığını savundular.


Çelebi, 4/C’lilerin sorunlarını anlatırken Ak Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç Çelebi'ye “4/C'liler Ak Parti'den önce kapının önündeydi” diye seslendi.


Çelebi, Meclis’te yaptığı konuşmada aşağıdaki ifadelere yer verdi:


“Bu ülkenin halkı aleyhine yasalar çıktı, bu ülkenin. Emeğin Torbasının içinden para filan da çıkarmadık, belgeler çıkardık. O belgeleri şimdi size vereceğim, tek tek okursanız iyi olur. Emekle ilgili ne önerdiğimizi en azından görmüş olursunuz.


Dolayısıyla değerli arkadaşlarım, bugünkü araştırma konumuz şu: Yani MİT'in yasasının bilmem ne olacağı değil, işte, millî eğitimde yapacağınız tahribatın ne olacağı değil, dün akşam sabahladığımız yasal düzenlemeye karşı yaptığınız tahribat değil; biz, bu ülkenin emekçileri olarak bakanın verdiği sözün yerine getirilmesini istiyoruz.


Taşeron İşçiler


Ne söz verdi? Bakan "Taşeron işçisinin kadro sorununu çözeceğiz." dedi. Böyle umut yaratarak dolayısıyla. Taşeron işçilerin kadroya alınması niye sizin canınızı sıkıyor? Şundan sıkıyor: Siz çünkü bugüne kadar bu ülkede tamamen müteahhitleri zengin etmek istiyorsunuz, biz ise o müteahhitlerin cebine giren parayı onlardan alıp gerçekten alın teri döken, bu ülkede çalışan, bu ülkenin gerçek değerlerine sahip çıkan o işçilere bu paranın dağıtılmasını istiyoruz. Problem bu kadar basit.


Kara yollarında taşeron uygulaması nedeniyle ortaya çıkan mahkeme kararını uygulamıyorsunuz, Yargıtay kararını uygulamıyorsunuz, sonra da geliyorsunuz şurada büyük büyük laflar ediyorsunuz. "Hukuk, adalet." diyorsunuz. Batsın sizin hukukunuz, batsın sizin adaletiniz. Bu kadar olmaz. Mahkeme kararı dinlemezsiniz, yargı kararı dinlemezsiniz, hukuk dinlemezsiniz, adalet dinlemezsiniz, ondan sonra "Hukuk var, kanun var, yasa var." Boş verin bunları. Bu laflardan artık bıktı bu millet.


4/C’liler


Bakın, 4/C'lilerle ilgili kaç defa bu Meclisin gündemine bunları taşıdık? Adım atılsın dedik.


Bunların çoğunda, 4/C'le ilgili, bu Mecliste çalışanlar var dedik. 4/C'le ilgili birçok kadro talebimizi bu Mecliste dile getirdik. Bunu sonlandıralım.


Hâlen uyuyorsunuz. 4/C'li birçok personel bu Mecliste de bu Meclis dışında da çalışıyor. Sömürüye devam ediyorsunuz.


Emeklilikte Yaşa Takılanlar


Bakın, 4/C'den sonra Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili, Bakan burada birçok defa söz verildiği hâlde bu ülkede maç devam ederken kural değiştirenler, Bu süreçte, bunların hakkını gasp edenler, sizden 30 Martta bunun hesabını soracaklar değerli arkadaşlar.


O emeklilere yazık günah değil mi? Onların umudunu tüketmeye ne hakkınız var. O insanlar, yıllarca 7 bin, 8 bin, 9 bin gün prim ödemişler ve prim ödedikleri hâlde emekli olamıyorlar, sağlık hizmetinden yararlanamıyorlar, sürünüyorlar; hâlen burada bana laf atıyorsunuz. Bana laf atmak yerine, gidin de pazar günü Adana'da, emeklilikte yaşa takılanlar eylem yapıyorlar, orada gidin bizi şikâyet edin, bana laf atmak yerine.






Dolayısıyla, çocuk işçiliği bu ülkede en önemli sömürü aracı hâline getirilmiş. Küçük çocuklar, bu ülkede çalışmaması gereken, okulda olması gereken çocuklar, çocuk işçiler şu anda üretim alanında.


Bu ülkede iş kazaları değerli arkadaşlar, Türkiye'nin en önemli kaderi noktasına gelmiş.


Şimdi, daha yeni açıklandı işsizlik rakamları. Bu ülkede işsizlik rakamları arkadaşlar, her geçen gün büyüyor. Adana'da bugün Fox TV bir değerlendirmede bulundu, bütün vatandaşlar oraya geldi, yayına katıldılar ve dediler ki: "Birinci sorunumuz bizim işsizlik sorunu, yoksulluk sorunu."


Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, en önemli sorun nedir diyor Adana'daki vatandaşa, diyor ki işsizlik sorunu. Nedir en önemli sorununuz diyor, taşeronlaşma sorunu diyor. Nedir en önemli sorununuz diyor, 4/C sorunu…


Emekliler


Emeklilerle ilgili bu Mecliste yasal düzenleme yaptınız, İntibak Yasası çıkarttınız.


Değerli arkadaşlar, sizin seçtiğiniz ombudsman "Bu intibak değil." dedi, rapor gönderdi Başbakana. Gereğini yapıyor musunuz? Hayır. Peki, bu ülkede emeklilerin durumu nedir? Bu ülkede emeklilerin durumu perişan. Bu ülkede sendikal örgütlenme ne durumda?


Bu ülkede, hani büyük büyük vaatlerle geldiniz ya, Anayasa referandumunda 12 Eylülde işte dediniz ya "Grev önündeki engelleri kaldırıyoruz." diye; evet, kaldırdınız gerçekten. Grev yasakları koyarak, Hava-İş kolunda grev yasaklarını yeniden üreterek grevin önündeki engelleri kaldırdınız.


Siz "demokrasi" dedikçe korkuyorum, siz "özgürlük" dedikçe ben korkuyorum, siz "insan hakları" dedikçe korkuyorum.


Çünkü, bugüne kadar, onu en iyi katletmesini AKP iktidarı başardı. Bundan sonra getireceğiniz her yasal düzenlemede bu toplum korkmakta, ürkmekte. Yoruldu bu toplum artık. Sizin, söylemlerinizde gerçek gündeme dönmenizi istiyorum.


Bakın, kıdem tazminatı sorunu; çıktı, Çalışma Bakanı "Kıdem tazminatı sorununu çözeceğim." dedi. Çözdü mü değerli arkadaşlarım? Hayır.


Diğerine muktedir oluyorsunuz, her yasayı gece sabaha kadar buradan çıkarıyorsunuz, ona mı gücünüz yetmiyor? Evel Allah sizin parmaklarınız yeter.


Yeter ki iradeniz olsun, yeter ki sizin gerçekten emekçiler diye bir düşünceniz olsun; öyle bir düşünceniz yok. Siz sermayeyi kollamak, siz kendi yandaşlarınızı kollamak, siz kendi yandaşlarınıza daha geniş imkân bulmak için yarattığınız değerlerle boğuşuyorsunuz.


Ben DİSK Genel Başkanlığı yaptığımda tarih yazdım, ben DİSK Başkanlığı yaptığımda 1 Mayısları Taksim'de kutladık size rağmen. Sizin dayatmalarınıza rağmen birçok mücadele verdim. Benim geçmişim onur dolu, onur.


Tarih yazdı Uluslararası alan da yazdı ulusal alan da yazdı. Sen benim tarihimi, mazimi ilk önce oku, okuduktan sonra bana laf at. Benim mazimi oku, ondan sonra.


Dolayısıyla, değerli arkadaşlar çileden çıkıyorsunuz, biliyorum. Biliyorum, rahatsızsınız çünkü sizin 30 Marttaki hesaplaşmanızda size bu hesabı bu ülkenin emekçileri soracak.


Onun için rahatsızsınız, onun için korkuyorsunuz. Onun için de ben buradaki kavas arkadaşlardan rica ediyorum…


Siz gerçek emek torbasını bir okuyun, içinde her şey var; emekliler de var, yaşa takılanlar da var…


Taşeron uygulaması var, 4/C de var. Hepsini size bırakıyorum, emanet ediyor, hepinize saygılar sevgiler sunuyorum.”


Çelebi, konuşmasının ardından yanında getirdiği çuval ve evrakları kürsüde bırakarak yerine geçti.



 


 



















 



 



 


Bu haber toplam 4094 defa okundu


YAZARLAR