Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Enerji-Sen'den Tes-İş'e Cevap
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Enerji-Sen'den Tes-İş'e Cevap

Enerji-Sen'den Tes-İş'e Cevap
DİSK Enerji-Sen, Tes-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi’nin yönelttiği sorulara cevap verdi.
07.08.2014 / 09:54

Enerjimagazin-DİSK Enerji-Sen Sendikası ile Tes-İş Sendikası arasında sular durulmuyor. DİSK Enerji-Sen, Tes-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi’nin yönelttiği sorulara cevap verdi. Verilen cevapta "İşbirlikçi Sendikacılık Laf Ebeliği İle Örtülemez"denildi.


DİSK Enerji-Sen Sendikası ile Tes-İş Sendikası arasında, “Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş (BEDAŞ) yönetiminin çalışanları sadece Tes-İş Sendikasına üye olmaları için tehdit ettiği ve Tes-İş sendikasına üye olmayan yaklaşık 1500 işçiye,  Tes-İş’e üye olması karşılığında (toplu sözleşme kapsamı dışında) bir defaya mahsus 2000 TL rüşvet teklif ettiği” iddiaları ile başlayan tartışma devam ediyor.


DİSK Enerji-Sen Sendikası, Tes-İş Sendikasının kendi sendikalarına ilişkin yaptığı açıklamaya 10 soruda Tes-İş başlığı ile yanıt vermiş, Tes-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi, Enerji-Sen Sendikasının bu soru ve iddialarına “Bir başka sendikanın sorduğu 10 soruya 10 cevap” başlığı altında ver yanıt vermiş yeni sorular sormuştu.


Tes-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi, 31 Temmuz’da yeni bir açıklama daha yaptı. Yapılan son açıklamadaBaşka bir sendikanın, sendikamızın aleyhine yaptığı söylem ve yayınlarına karşı sorduğumuz sorulara cevap verilmemiş olup, sorularımız, sorular sorularak yanıtlanmıştır. Sendika olarak sorulan sorulara cevap vermiştik. Ancak sorduğumuz sorulara hala cevap alamadık. Cevaplarını alamadığımız soruların cevabını beklerken, yine cevap veremeyeceğinize inandığımız yeni sorulara da, yanlış yönlendirdiğiniz üyeleriniz ve kamuoyu adına cevap beklemekteyiz” denilerek, Enerji-Sen Sendikasına;


1-İşyerinde Var Olan Sayaç Okuma, Kesme Açma, Ve Arıza Bakımda İşyapan(Yeraltı Ve Kablo Döşeme Hariç) Alt İşverenlerde Çalışan İşçilerin, Asıl işveren Bünyesine Dahil Edildiği Dönemde;


-Yani 1 ağustos 2013 de üyenizin 170 olduğu sırada, 540 üyenizin işten çıkartıldığını,


-1 Kişi bile işe alınmadığında hiç bir anlaşmaya yanaşmayacağınızı söyleyip, sonra da, işverenin size rağmen işe çağırdığı 40 a yakın işçinin dışında kalan 130 üyenizden, 50 ye yakını için tazminat anlaşması yapıp, diğerlerini yarı yolda bıraktığınız,


-Üyeniz olmamasına rağmen, önce üyemiz dediğiniz, işyerinde olmayan kişiler ile birlikte üyeniz olan ve işe aldıramadığınız ve aldırmadığınız olmayan kişileri, sendikamız üyesi olmamasına rağmen sendikamızın üyesiymiş gibi gösterip, sendikamız aleyhine yazılı ve şifahi olumsuz propagandalar yaptırdığınız,


2-Sendikamızın Üye Yapmaya Başladığı Dönemlerde;


-Sendika olarak önce üye yapmıyorlar,


-Sonra ise yapıyorlar ama sahte üye yapıyorlar,


-Daha sonra ise işveren desteği ile yaptıkları bir kısım üyelerle yetki alamazlar, sözleşme yapamazlar dediğiniz,


-200 Üyeniz olduğu dönemde üyenizi 600, 300 üyeniz olduğu dönemde üyenizi 1000 olarak gösterip, noter kayıtlı mevzuata uygun üye yaptığımız 1850 üyemizi ise yok varsaydığınız,


-Türkiye çapında 10 yılda 6000–7000 üye yaptık dediğiniz, işkolumuzda 200 binin üzerinde sendikasız işçi var iken hedef olarak sendikamız üyesi işçileri seçtiğiniz, ancak iddia ettiğiniz kadar üyenizin olmadığının istatistikler tarafından tescil edildiği,


-Özelleştirme gerçekleşmeden 1,5 sene evvel zaten 35 tl yevmiye karşılığı işverenle anlaştılar dediğiniz,


-Toplu sözleşmeden yararlanmadan üyelerimizden sendika aidatı almayacağımızı defalarca açıklamamıza rağmen, geriye yönelik sendika aidatı alacaklar dediğiniz,


3-Toplu Sözleşme Görüşmelerinin Sürdürüldüğü Ve Bağıtlandığı Dönemde;


-İşverenle protokol yaptık, işveren enerji-sen üyelerini mağdur etmeyeceğine dair söz verdi dediğiniz,


-İşyerinde sendikasız olarak çalışanların, sendikamıza üye olmasını engellemek için, yetkili sendika üyesi olmasanız da, imzalanan toplu iş sözleşmesinden ve farklarından yasa ve yönetmeliklerin emredici hükümlerine rağmen yararlanacaksınız dediğiniz


-Yararlanmamaları halinde yetkisiz olmanıza rağmen, fiili sözleşme adı altında işverenle protokol yapacağınızı söylediğiniz,


-O da olmaz ise sendikamızı mahkemeye vereceğinizi söyleyerek üyelerinizin sendikamıza üye olmalarını engellemeye çalıştığınız,


-Toplu iş sözleşmemizin uyuşmazlık aşamasında tüm temsilci ve sözcülerimizi toplayıp, bu toplu iş sözleşmesinin yüksek hakem kuruluna gitmesi üyelerimizin aleyhine olur, siz ne düşünüyorsunuz diye sorduğumuzda, temsilci ve sözcülerimizin büyük bir çoğunlukla, bu şartlar altında yüksek hakem kuruluna gitmemesi irade beyanını, Tes–İş temsilcileri Enerji–Sen üyelerine farklar verilmesin diyen delekçeye imza attı diyerek, medya ve sosyal medyaya demeçler verdiğiniz, işyerinde bu üyelerimizi satılık–hain–işveren uşağı olarak tanıtmaya çalışarak, ötekileştirme çalışmaları yaptığınız,


-İşyerinde sendika lafı söylendiğinde korkulan ortamlarda risk alarak sendikamıza önce üye sonra sözcü daha sonrada temsilci olan arkadaşlarımızı, afişler bastırarak, bastırdığınız afişleri nazi Almanyasında ki yöntemlerle sokaklara ve evlerinin önüne astırarak veya asan üyelerinizi engellemeyerek hedef gösterdiğiniz,


-Yasa, mevzuat ve toplu sözleşme gereği yetkili sendika üyelerine ödenmesi gereken toplu iş sözleşmesi farklarını, sendikamız rakam telaffuz etmeden siz işveren 2000 TL ikramiye, teşvik primi ve rüşvet dağıtıyor diyerek sendikamız aleyhine propagandalar yaptığınız,


-Yasal olarak yararlanamayacağınız belli olan toplu iş sözleşmesi farklarından yararlanmadığınız zaman ise, işveren ve sendika şike yaptı, teşvik primi veya rüşvet dağıtarak suç işledi diyerek demeçler verdiğiniz,


-Var olan gerçekleri, gerçek olmayan söylemlerle saptırarak, üyelerinize ve kamuoyuna söylediğiniz gerçek dışı beyanları, yine gerçek dışı beyanlarla düzeltmeye çalıştığınız, Doğru mudur?” şeklinde yeni sorular soruldu.


Enerji-Sen, Tes-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi’nin yönelttiği soru ve iddialarına cevap verdi.


Enerji-Sen tarafından yapılan açıklamada, “İşbirlikçi Sendikacılık Laf Ebeliği İle Örtülemez. 20 Temmuz 2014 tarihli açıklamamızla İşbirlikçi Sarı Sendikanın BEDAŞ'taki oyunlarını açığa çıkarmış ve 10 soru sormuştuk.


Sorduğumuz sorular süreci yaşayan tüm işçilerin zaten bildiği gerçeklerdi. Bizler soruları hafızalar tazelensin diye gündeme getirmiştik.


Sarı sendika bürokratları teşhir olmanın paniğiyle sorularımıza "cevap" vermişler.


Gördük ki BEDA Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde işveren karşısında ağızlarını açamayanlar, birden bülbül kesiliverdiler.


İmzaladıkları toplu iş sözleşmesini bile işçiye açıklayamayanlar internet sitelerinde bize "cevap" yetiştirmeye çalışıyorlar.


İşbirlikçi Sarı Sendikaya en sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim; Tarihteki ihanetlerinizin oluşturduğu kara deliklerinizi laf ebeliğiyle kapatamayacaksınız. Kimse değilse bile buna DİSK Enerji-Sen izin vermeyecek.


Gelelim 10 soruya vermeye çalıştığınız cevaplara ve içindeki yalanlara; her cevabınızı aynı sırayla teşhir ediyoruz.” denilerek aşağıdaki ifadelere yer verildi:


1-Muvazaanın ne olduğunu bilmezdiniz. TES-İŞ veya TES-İŞ’in herhangi bir şubesi olarak taşeronları ve güvencesizleri örgütleme niyetiniz olsaydı SEDAŞ’ta 10 yıl önce TES-İŞ’in başvurusu sonucunda iş müfettişlerinin yazdığı raporu 2004 yılından beri sümenaltı etmeyip tüm Türkiye’ye bir mücadele aracı olarak dağıtırdınız. Ama siz o günlerde taşeron işçilere sendikaya almıyordunuz. BEDAŞ’ta onca yalanı sıralarken üye olmak için sendikanıza gelip, ”taşeronun üyelik hakkı yok” diye geri gönderdiğiniz işçilerden de mi utanmıyorsunuz? Geçmişte taşeronu üye bile yapmadınız, bugün de taşeronda çalışan enerji işçilerini toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında bırakıyorsunuz.


Siz 2012 yılında maaşlar yatmayınca eylem yapan işçileri işten atan taşeron patronlarının arkasında durmuş; “işten çıkarmalar haklıdır” diye bildiri yayınlamış bir sendikasınız. Size göre BEDAŞ tarafından haklı sebeple işten atılan o işçilerin tamamı davalarını kazandı. Mahkeme işçileri haklı gördü. Açıklamanızdan dolayı o gün, atılan işçilerin değil patronların tarafını güçlendirdiğinizden dolayı sarı sendika sıfatına layıksınız.


Ne anlatırsanız anlatın. Sakın işçilerin DİSK Enerji-Sen çatısı altında kazandığı hakları ve taşerona karşı verdiği mücadeleyi sahiplenmeye kalkmayın.


2-2013’ün ilk ayında Beyazıt işletme müdürlüğünde gerçekleştirdiğiniz, yaklaşık 60 kişinin katıldığı toplantıda yöneticiniz Uğur Eymen’e bir işçi, üyelerinize neden ilave tediye davası açmıyorsunuz diye sorduğunda Uğur Eymen, “öyle birşey yok böyle bir dava açılabilseydi biz açardık. İşçiyi kandırıp para almak için yapıyorlar.” demişti. Bizim bildiri şeklinde dağıttığımız emsal davalardan sonra apar topar hal değiştirdiniz. Davaaçma sözüyle evraklarını alıp sonra işverene hoş görünmek için açmadığınız davaları neye karşılık sattığınızın cevabını hala alamadık.


3-Özelleştirme sürecinde atılan 540 işçinin büyük çoğunluğu sendikamıza üyedir dediğimiz doğrudur. Çünkü atılan bütün işçilere bakanlık nezdinde sendikamıza kaydı olsun veya olmasın çatımızda yer verdik, hak mücadelesine çağırdık. Keza üyemiz olmayan çok sayıda işçiyi işe aldırdık ve isteyenlerin kıdem tazminatını, kullanmadığı yıllık izinlerini ve ihbar tazminatlarını dava süreci yaşamadan-peşinen aldık. O süreçte 1 kişinin dahi hakkı yerde kalmamıştır.


Asıl ilginç olan sizin cevap verilerinize göre 117 üyeniz işten atılmışken o süreçte değil direnmek; bir tane dahi açıklama yapmamış olmanızdır. Yine verdiğiniz 3. Cevapta yazdığına göre; 37 işçi kendi isteğiyle işbaşı yapmamış, 27’si işe dönmek istemiş ama onu da siz yapamamışsınız. Bu işçilerin tüm hakları davaya kalmış. İşçi atılınca sahip çıkmayacaksa sendikanıza ne gerek var. Davayı herhangi bir avukat da açar. Bunun adı işçiyi satmaktır. Ne karşılığında sattığınızı elbette tahmin ediyoruz.


4-Cevabınız soruyla ilgili değil. Sorumuz kendi sitenizde “kırmızı çizgilerimiz” diye bahsettiğiniz büro çalışanları ve taşeron işçilerinin haklarını sözleşme masasında neden sattığınızla ilgili idi. (http://enerjicalisanlari.wordpress.com/2014/02/17/2590/ )


5-Halen çalışmakta olup sizin arkanızda durmadığınız ve annelerinin ak sütü gibi helal alacaklarından sizin de işverenin önünü açmanızla beraber vazgeçmek zorunda bırakılan üyelerinizi siz bizden iyi biliyorsunuz. İsterseniz bildiğimiz birkaç ismi açıklarız.


6-Sahip çıkmadığınız işçilere 4-C’ye başvurdular diye suçlamak ancak sizin yapacağınız iştir. Enerji işçilerinin 4-C denilen lanet sistemi bütün Türkiye’de kurtuluş olarak görmelerinin sebebi, sizin özelleştirme süreçlerinde yeni patronlara yaranmaktan başka hiçbir stratejiye sahip olmamanızdır. İşçi kıyımı yapılırken karabatak gibi kaybolmanızdır. Üyelerinizi sermayenin pençesine atmış olmanızdır. Bu yüzdendir ki Türkiye çapında üye sayınız günden güne eriyor; 2009 Temmuz istatistiğinde üye sayınız 122 bin iken bu sayı 5 senede 52 bine düşmüştür.


7-Ülke tarihinin en büyük işçi cinayeti olan Soma Katliamı için sorumuz nettir. Tekrar ediyoruz. 3 günlük yas ilan edilmişken, futbol maçları dahi iptal olmuşken, BEDAŞ’ta bir günlük iş bırakma eylemini dahi yapmadınız? Bizler bunun yeterli olmadığını elbette biliyoruz. Ama konfederasyonunuzun bile karar aldığı bu bir günlük grevi gereksiz bulduğunuz ortadadır:“Yeter ki sermaye ile karşı karşıya gelmeyelim, ölen 301 işçi kimin umurunda?”


8-Yatağan’da özelleştirmelere karşı direnişe sahip çıkmamanızı şubelerin birbirinden ayrılığına bağlamışsınız. Sınıf mücadelesinin o şube bu şube diyerek yükselme şansı yoktur. Sizin için sendikacılık Peugeot arabalar, oteller, işçiden kesilen aidat miktarı, mal, mülktür. Bizim için sendikacılık hak mücadelesidir. Bu işler şube falan işi değil. Yürek işidir, işçiye ve mücadele inanma işidir. Örnek için bakınız: https://www.facebook.com/photo.php?fbid=491203040978504&set=a.491202804311861.1073741891.100002664376902&type=3&theater


9-Yine Sendikanızın diğer şubelerini sahiplenmiyorsunuz. Daha geçen hafta Van’da VEDAŞ İşçileri insanca çalışma koşulları talebiyle direniş sürdürürken oradaki şube başkanınız “beni işveren gönderdi” diyerek iş yerine geldi. Bu senaryo Artvin’de, Malatya’da, Bingöl’de vs. ve yine 2012 yılında bir direnişimiz esnasında İstanbul BEDAŞ’ta tarafınızdan oynandı.


10-Önceki 9 maddenin tamamı yalanlarınızdan bahsediyor. 10. Maddede tekrar yalancı ve işbirlikçi olduğunuzu toplu satış sözleşmenizle ispatlamış olduğunuzu bir kez daha hatırlatıyoruz.


Gelelim 31 Temmuz tarihli yalanlarınıza;


Biz Sözleşme sürecinde bulunduğumuz her ortamda sözleşme farkı konusunda sadece yüzde 43 ile yetki almış bir sendikanın üyelerine verilecek bir farkın Bedaş'ta iş barışını bozacağını söyledik, hala da aynısını söylüyoruz.


Bir diğer söylediğimiz şey ise; sözleşme farkı ileriye doğru işlemez, işleyemez. Eğer ileriye doğru işleyecekse dayanışma aidatı dilekçesi veren tüm üyeler bundan yararlanır. Biz eylemlerimizle, bu hukuksuzluğun işçileri sarı sendikaya yöneltmek için rüşvet olduğunu söyledik ve söylüyoruz.


Bu işyerlerinde gezip anlatacak bir şeyiniz olmadığı için, yetkiyi almanıza rağmen, toplu iş sözleşmesi sürecinde dahi üye artıramadığınız için yaptığınız sarı sendika taktiğidir.


Cesaret edip sözleşme metnini açıklarsanız en kısa zamanda konuyla ilgili hukuki girişimlerimiz de olacaktır.


Neredeyse 1 ay önce toplu iş sözleşmesini imzaladınız. Ama hala nedense yayınlayamıyorsunuz. Neden ve kimden korkuyorsunuz? Kime ne sözler verdiniz, yine hangi yalanınızın açığa çıkmasından korkuyorsunuz?   Toplu sözleşme diye imzaladığınız satış belgesi açıklandığında daha söyleyecek çok lafımız olacak.


Şundan eminiz ki yüzünüz olur da işletmeleri gezebilirseniz, işçilerin karşısına çıkabilirseniz eğer, bu toplu satış sözleşmesinin ve rüşvet mekanizmasıyla işçileri birbirine düşürme planınızın hesabını sizden BEDA işçileri soracaktır.



 


 

Bu haber toplam 3806 defa okundu


YAZARLAR