Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - 4/C'liler İçin Ek Ödeme Hamlesi
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

4/C'liler İçin Ek Ödeme Hamlesi

4/C'liler İçin Ek Ödeme Hamlesi
Türk Eğitim-Sen 4/C'lilere “Ek Ödeme” için Danıştay’a dava açtı.
11.01.2015 / 22:07

Enerjimagazin-Türkiye Kamu-Sen’e bağlı; Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) 4/C lilere “Ek Ödeme” için Danıştay’a dava açtı.


Av.Dilek ATAK tarafından açılan davada “31.12.2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/7140 sayılı ve 29.12.2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”ın “Ücretler” başlıklı 7. Maddesinde EK ÖDEME hakkına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve devamında İPTALİ” talep edildi.


Dava dilekçesinde aşağıdaki ifadelere yer verildi:


31.12.2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/7140 sayılı ve 29.12.2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar” ile 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. Maddesinin (C) bendi uyarınca istihdam edilen personelin çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Dava konusu eksik düzenleme ile ek ödeme hakkının “Ücretler” başlıklı 7. Maddenin kapsamı dışında bırakılması, müvekkil sendika üyelerinin de içinde bulunduğu 4/C’li personelin hak mahrumiyetine neden olmaktadır. Dava konusu işlem, evrensel hukuk normlarına, ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Anayasa'nın angarya yasağı, eşitlik ve eşit işe eşit ücret ilkelerine açıkça aykırı olup, iptali hakkaniyet gereğidir. Şöyle ki;


Bahsi geçen Esaslar’ın “Ücretler” başlıklı;


MADDE 7- (1) “Bu Esaslara göre istihdam edilecek geçici personele, tahsil dereceleri dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki brüt aylık ücretler ödenir:


a) Yükseköğrenim mezunlarına 25.808 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.


b) Lise ve dengi okul mezunlarına 23.833 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.


c) İlköğretim (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) mezunlarına 21.833 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.


(2) Geçici personelden, bu Esaslarda belirtilen görevleri yapmak üzere, görevli oldukları memuriyet mahalli dışında görev yapacaklara 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir.


(3) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde fiilen görev yapan geçici personel, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin asli personeli gibi iaşe edilir.


(4) Geçici personel, 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği hükümlerinden aynı usul ve esaslar dahilinde faydalandırılır.


(5) Geçici personele, 657 sayılı Kanunun 203 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere aynı usul ve esaslar çerçevesinde eş için 2.533 ve her bir çocuk için 297 gösterge rakamı üzerinden aile yardımı ödeneği verilir.


(6) Geçici personelden normal çalışma saatleri dışında fiilen çalışanlara, bu çalışmaları karşılığında ayda 50 saati geçmemek üzere yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücreti tutarında fazla çalışma ücreti ödenir.


(7) Geçici personele, bu Esaslar ve ilgili yıla ilişkin toplu sözleşmelerde yapılması öngörülen ayni ve nakdi ödemeler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulmaz.


(8) Bu ödemeler, sosyal güvenlik mevzuatına göre kişiden yapılacak kesintiler ile gelir ve damga vergisi dışında herhangi bir kesintiye tabi tutulmaz.” hükmüne yer verilmiştir.


4/C’li personelin aylık ücret ve mali haklarını düzenleyen ilgili maddede aile yardımı, yiyecek yardımı, harcırah, fazla mesai ücreti gibi haklara yer verilirken, 657 sayılı Yasa’nın 4/A ve 4/B maddesi uyarınca istihdam edilen diğer kamu personeline ödenen ek ödeme, kapsam dışında bırakılmış ve 7. Fıkrada yer alan “Geçici personele, bu Esaslar ve ilgili yıla ilişkin toplu sözleşmelerde yapılması öngörülen ayni ve nakdi ödemeler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılmaz ve sözleşmelere bu yolda hüküm konulmaz.” hükmü ile de 4/C’li personele yapılacak ödemeler sadece bu maddede sayılanlar ile sınırlandırılmıştır.


657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, kamuda dört farklı istihdam şekli düzenlenerek, bu dört statü haricinde kurumlarda personel çalıştırılamayacağı, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin memur sayılacağı belirtilmiştir.


657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun istihdam şekillerini düzenleyen 4. maddesinin "geçici personel" başlıklı (c) bendi; "Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığının ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." şeklinde düzenlenmiştir.


11 Eylül 2014 tarih ve 29116 Mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 66. MADDESi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (C) fıkrasına aşağıdaki paragraf eklenmiştir: “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında YAŞLILIK VEYA MALULLÜK AYLIĞI ALMAYA HAK KAZANINCAYA KADAR İSTİHDAM EDİLEBİLİR. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.”


Devlet Personel Başkanlığı tarafından ilgili kurumlara gönderilen 29.12.2014 tarih ve 7422 sayılı yazıda, 4/C’li personelin 2014 yılında imzalanan hizmet sözleşmelerinin 31.12.2014 tarihine kadar uygulanacağı, 01.01.2015 tarihinden geçerli olmak üzere yeni sözleşme imzalanacağı, 4/C’li personelin yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdamları yasal yükümlülük olduğundan, bundan sonra yeni bir sözleşme imzalanmadan mevcut sözleşmeleri ile yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilecekleri belirtilmiştir.


31.12.2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2014/7140 sayılı ve 29.12.2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın; “Sözleşmenin sona ermesi” başlıklı;


MADDE 15- (1) Bu Esaslar kapsamında istihdam edilecek geçici personel ile imzalanan hizmet sözleşmeleri, tip sözleşme örneği vizesinde değişiklik oluncaya kadar her mali yıl yenilenmiş sayılır.


(2) Bu Esaslar kapsamında istihdam edilecek geçici personelin hizmet sözleşmeleri, 5510 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer ve söz konusu tarih kurumlarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından talep edilir.” denilmiştir.


Özelleştirme uygulamaları sebebiyle 4046 sayılı Kanun kapsamında 4/C statüsünde istihdam edilmeye başlanan ve uygulamada her yıl yenilenen sözleşmelerle, (en son yılda 11 ay 28 gün) geçicilikten uzak şekilde görev yapan personelin, 01.01.2015 tarihinden itibaren yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar kesintisiz istihdamı yasa hükmü ile de kurala bağlanmıştır. 2014/7140 sayılı ve 29.12.2014 tarihli Bakanlar Kurulu Kararının 15. Maddesinde de, sözleşmelerin her mali yıl sonunda yenileneceği belirtilmiştir. 01.01.2015 tarihinde imzalanan hizmet sözleşmelerinde bitiş tarihi belirtilmemiştir.


Bu kapsamdaki personelin çalışma süresinin kesintisiz olması, yaptıkları işin niteliği gereği asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında görev almaları ve yaşlılık/malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdamlarının yasal zorunluluk olması karşısında, “geçici personel” olduklarını ifade etmek mümkün değildir. Bu sebeple, 4/C’li personelin aynı kurumda, aynı sorumluluk ve şartlar altında, aynı işi ifa ettiği diğer kamu personelinin yararlandığı mali haklardan olan ek ödeme hakkından yararlanmaları, ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin çalışan haklarına ilişkin hükümlerinin, Anayasa’da ifadesini bulan angarya yasağı, eşitlik, eşit işe eşit ücret ilkesinin, Devlete yüklenen çalışanların hayat seviyesini yükseltme ve çalışma barışını sağlama yükümlülüğünün gereğidir. Çok sayıda Bölge idare Mahkemesi ve yerel mahkeme kararları da bu yönde olup, emsal kararlar ekte sunulmuştur.


375 Sayılı KHK've 11.10.2011 tarih ve 666 Sayılı KHK'nin 1. Maddesiyle eklenen; EK MADDE 9 - (Ek: 11/10/201 l-KHK-666/1 md.) "Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde ver alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır." denilmiştir.


Ayrıca; daha önce ek ödemenin dayanağını teşkil eden 375 sayılı KHK’nin mülga Ek 3. Maddesinde yer alan ek ödeme hakkından 4/B’li sözleşmeli personel statüsünde yer alan kamu personeli yararlanamaz iken; 16 Ağustos 2008 tarih ve 26969 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EK 3 ÜNCÜ MADDESİ UYARINCA YAPILACAK EK ÖDEMEYE İLİŞKİN KARAR’ın; MADDE 5 – (1) 9/6/2006 tarihli ve 2006/10603 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: (1)-a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilen sözleşmeli personelden ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kamu idarelerinde istihdam edilenler ile diğer sözleşmeli personelden ekli (II) sayılı Cetvelde yer alan kamu idarelerinde (belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birlikleri hariç) anılan Cetvelde belirtilen mevzuat hükümlerine göre istihdam edilenlere, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dâhil) ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanacak tutarda.. sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır." Bu düzenleme ile 4/B’li sözleşmeli personele de 4/A statüsünde yer alan kadrolu memurların yararlandığı ek ödeme hakkından yararlanma imkanı getirilmiştir.


375 sayılı KHK’de, kamuda aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla bu personele maaşlarına ek olarak belirli oranlarda ek ödeme yapılması öngörülmüştür. 4/A ve 4/B’li personel gibi asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında, kesintisiz olarak istihdam edilen ve “sözleşmeli” statü anlamında 4/B’li personelden bir farkı bulunmayan 4/C’li personelin de ek ödemeden yararlanması, ücret dengesi ve çalışma barışı açısından gereklidir. Aksine bir uygulama, ülkemizin taraf olduğu uluslararası ILO sözleşmelerine, çalışan haklarının korunmasına yönelik iç hukuk normlarına, T.C. Anayasasına, Danıştay’ın ve çok sayıda emsal yerel mahkemenin kararlarına aykırıdır. 


375 sayılı KHK’nin Ek 9. Maddesinde, aylıklarını 657 Sayılı Kanuna göre alan personele ek ödeme yapılacağı belirtilmiştir. 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 7. Maddesinde, 4/C’li personelin ücretlerini memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanacak tutara göre alacakları düzenlenmiştir. Bu sebeple, 4/C’li personelin de maaşını 657 sayılı Kanuna göre aldıklarının kabulü gerekmektedir. 4/C’li personele ek ödeme verilmesinin önünde yasal anlamda da bir engel ya da kısıtlama bulunmamaktadır.


T.C. ANAYASASI’NIN;


10. MADDESİNDE; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”


18. MADDESİNDE; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.”


49.MADDESİNDE; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”


55. MADDESİNDE; “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.”


65. MADDESİNDE; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”


 90/5 MADDESİNDE; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”


 128. MADDESİNDE; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.


Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” hükümlerine yer verilmiştir.


06.04.1949 tarih ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca 27.05.1949 tarih ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ’NİN;


7. MADDESİNDE; “Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korumasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirge’ye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.”


22. MADDESİNDE; “Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.”


23. MADDESİNDE;”1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. 2. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır. 3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. 4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.”


AVRUPA SOSYAL ŞARTI’nın;


Ülkemizin de kabul ettiği;


1.bölüm 2. maddesinde; “Tüm çalışanların âdil çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır.”


4. Maddesinde; “Tüm çalışanların, kendileri ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlamak için yeterli âdil bir ücret alma hakkı vardır.”


2. bölüm 4. Maddesinde; “Akit Taraflar, adil bir ücret hakkının etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla: 2 Özel durumlara ilişkin istisnalar dışında, çalışanların fazla mesai karşılığında zamlı ücret alma hakkına sahip olduklarını tanımayı; 3 Çalışan erkekler ile kadınların eşit işe eşit ücret hakkına sahip olduklarını tanımayı; 4 Tüm çalışanların, işlerine son verilmeden önce makul bir bildirim süresi verilmesi hakkını tanımayı; 5 Ücretlerden ancak, ulusal yasalar veya yönetmeliklerle belirlenmiş ya da toplu sözleşmeler veya hakem kararıyla saptanmış koşullar ve ölçüler içinde kesinti yapılmasına izin vermeyi taahhüt ederler. Bu hakların kullanılması, özgürce yapılmış toplu sözleşmeler, yasal ücret saptama usulleri veya ulusal koşullara uygun başka yollarla sağlanır.”


16. Maddesinde;Akit Taraflar, toplumun temel birimi olan ailenin tam gelişmesi için gerekli koşulları sağlamak amacıyla; sosyal yardımlar ve aile yardımları, mali düzenlemeler, konut sağlama, yeni evlilere yardım ve diğer uygun araçlarla aile yaşamının ekonomik, yasal ve sosyal bakımdan korunmasını teşvik etmeyi taahhüt ederler.”  


20. Maddesinde; Akit Taraflar, istihdam ve meslek konularında cinsiyete dayalı ayrım yapılmaksızın fırsat eşitliği ve eşit muamele görme hakkının etkili bir biçimde kullanımını sağlamak amacıyla, bu hakkı tanımayı ve bunun aşağıdaki alanlarda uygulanmasını sağlamak ve teşvik etmek için uygun önlemler almayı taahhüt ederler: a İşe giriş, işten çıkarılmaya karşı korunma ve yeniden işe yerleştirilme; b Mesleki yönlendirme, eğitim, yeniden eğitim ve rehabilitasyon; c İstihdam koşulları ve ücreti de kapsayan çalışma koşulları; d Yükselmeyi de kapsayan meslekte ilerleme.”


Ayrıca ülkemizin taraf olduğu (26, 100, 118 Nolu) ILO sözleşmeleri ile de çalışma hayatımızda eşitlik ve eşit işe eşit ücret ilkeleri benimsenmiştir.


DANIŞTAY 12. DAİRESİ 2013/725 E, 2013/8623 K SAYILI VE 26.11.2013 TARİHLİ KARARI ile 4-C'li personel olan davacının döner sermayeden ek ödeme alması ile ilgili yaptığı başvurunun reddine ilişkin bireysel işlemi iptal etmiş ve başvuru tarihinden geriye doğru 60 günden itibaren hak ettiği parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar vermiştir.


Danıştay Kararının ilk bölümünde T.C. Anayasası, Ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa Sosyal Şartı, 26 ve 118 nolu İLO sözleşmeleri, Türk Medeni Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun ilgili hükümlerine atıfta bulunularak kararın gerekçesinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir;


"...Uyuşmazlıkta bireysel işleme gerekçe olarak; davacının 657 Sayılı Yasa'nın 4/C maddesi kapsamında geçici personel statüsünde olmasının gösterildiği ve dava konusu 05.01.2009 gün ve 2009/14538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "ücretler" başlıklı 3. Maddesinin 5. Fıkrasındaki "Geçici personele bu Kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve sözleşmelerine bu yolda bir hüküm konulamaz." hükmünün geçici personelin sözleşmesinde yazılı ücret dışında hiçbir parasal hak alamayacağı şeklinde yorumlandığı görülmektedir, (sayfa 15)


...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde; 657 sayılı Yasa'nın 4/C maddesi kapsamında istihdam edilen geçici personelin ücret dışında hiçbir parasal ve özlük hakkının bulunmadığı iddialarının kabul edilemeyeceği, buna karşılık hangi haklara sahip oldukları konusunun her bir parasal/özlük hak bakımından ayrı ayrı ele alınması gerektiği, basta Anayasa, İnsan Hakları ve Çalışan Haklarına dair evrensel hukuk normları, 657 sayılı Yasa'nın 4/A ve 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen memur ve sözleşmeli personel statüsüne ilişkin hükümler ve İş Hukuku hükümleri göz önüne alınarak, İdare Hukuku ve geçici personel statüsünün temel niteliklerine uygun düşecek şekilde yapılacak değerlendirme neticesinde kıyasen uygulama suretiyle mevzuattaki boşlukların doldurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır, (sayfa 19)


...Bu durumda anılan madde, geçici personelin ücret dışında bir takım mali ve özlük haklara sahip olmasına engel teşkil etmediğinden, geçici personelin mali ve özlük talepleri yönünden bu haklara sahip olup olmadıkları hususunun her bir mali/özlük hak için ayrı ayrı incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir, (sayfa 23)


...Dolayısıyla, 1999 yılından sonra yaygınlaştırılan ve uygulamada Kanundaki tanım ve fonksiyonundan ciddi sapmalar yaşandığı öğreti ve kamuoyu tarafından dile getirilen ve yargı kararlarıyla tespit edilen ülkemiz geçici personel istihdam rejimindeki aksaklıkların, özellikle de geçici personelin 1 yıldan sadece 2 gün az süreli sözleşmelerle ve hemen her yıl yenilenen sözleşmelerle "geçicilikten" uzak şekilde, somut olarak hangi işlerde çalıştırılacakları belirtilmeksizin asli/sürekli memur islerinde istihdamının göz ardı edilmesi, Medeni Kanunun 2. Maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralına ve Anayasa'nın 138/1. Maddesinde ifade edilen evrensel hukuk kurallarına uygun düşmeyecektir.


...Bu durumda davacının Kanun ve Yönetmelikte aranan diğer koşulları taşıyıp taşımadığı araştırılarak bir işlem tesis edilmesi gerekirken, geçici personel statüsünde olması gerekçe gösterilerek tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (sayfa 24).." denilmiştir.


Ülke genelinde 4/C’li personel tarafından ek ödeme talebinin reddine dair bireysel işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların çoğunda bireysel işlemlerin iptaline ve ek ödeme hakkının idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmektedir. Emsal yargı kararlarının onanmasına yönelik Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı idarelerce başvurulan “kanun yararına bozma” talebi de Danıştay Başsavcılığı tarafından reddedilmektedir. Hal böyle iken, uygulamada ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır: Kamuda aynı kurum içinde 657 sayılı Yasa’nın 4. Maddesinin (A) bendine göre istihdam edilen kadrolu memurlara, aynı maddenin (B) bendi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli personele ve yargı kararı gereği ek ödemeye hak kazanan 4/C’li personele ek ödeme verilirken, yargıya başvurmayan ya da bireysel açtıkları davalar reddedilen 4/C’li personelin bu haktan yararlanamaması gibi eşitliğe ve hakkaniyete aykırı, ülkemizdeki çalışma barışını bozan bir durum söz konusudur. 4/C’li personel salt aynı yasanın farklı bendine göre istihdam edildiği için bu hakkın kapsamı dışında kalmıştır ve bu durumun hiçbir haklı gerekçesi de bulunmamaktadır.


ŞANLIURFA İDARE MAHKEMESİNİN 2012/693 E., 2013/23 K. SAYILI VE 04.01.2013 TARİHLİ KARARINDA; “Bu itibarla atanma şekli diğer memurlara göre farklı olmakla birlikte, 4/C’li personelin de memur statüsünde kabul edilerek, memurlara tanınan aynı özlük haklarından yararlandırılması hakkaniyete uygun olacaktır.” denilmiştir. Bahsi geçen karar; GAZİANTEP BÖLGE İDARE MAHKEMESİ TARAFINDAN ONANMAK SURETİYLE KESİNLEŞMİŞTİR. Bu karara karşı davalı idarece Danıştay nezdinde kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur. DANIŞTAY BAŞSAVCILIĞININ 2014/72 E. SAYILI VE 16.04.2014 TARİHLİ KARARI ile “sözkonusu kararın yürürlükteki hukuka aykırı bir hususu içermediği” gerekçesiyle KANUN YARARINA BOZMA TALEBİ REDDEDİLMİŞTİR.


Danıştay 12. Dairesi'nin 2013/725 E, 2013/8623 K. sayılı ve 26.11.2013 tarihli kararı, Danıştay Başsavcılığının 2014/72 E. Sayılı ve 16.04.2014 tarihli idarenin kanun yararına bozma talebinin reddine ilişkin kararı, Trabzon Bölge İdare Mahkemesi, Konya Bölge İdare Mahkemesi, Malatya Bölge İdare Mahkemesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi, Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesi, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, Kayseri Bölge İdare Mahkemesi, Adana Bölge İdare Mahkemesinin temyiz mercii olarak verdikleri kararlar ile çok sayıda yerel mahkemenin emsal nitelikteki kararları emsal teşkil etmesi bakımından ekte sunulmuştur.


Danıştay 12. Dairesi'nin 03.03.2010 tarih, 2009/366 E. ve 2010/1154 K. sayılı kararıyla; daha önce 4/C'li personele fazla mesai ücreti ödenmesinin önünde engel teşkil eden 2009/14538 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5. maddesinin 3. cümlesinde geçen "Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez" hükmü iptal edilmiştir. Bu karar da emsal teşkil etmesi yönünden ekte sunulmuştur.


Özetlemek gerekirse, 657 Sayılı Yasa’nın 4/C maddesinin başlığında her ne kadar “geçici personel” ibaresi yer almakta ise de; 4046 sayılı Kanun kapsamında 4/C’ye geçen personelin uygulamada “geçici” işlerde ve belirli süreyle sınırlı olarak görev yapmadıkları, asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında bugüne kadar zincirleme hizmet akitleriyle aralıksız olarak görev yaptıkları, 657 sayılı Yasa’nın 4/C maddesinde 11.09.2014 tarihinde yapılan değişiklikten sonra da “yaşlılık/malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar” kesintisiz istihdam edilmelerinin yasal bir yükümlülük haline geldiği, Devlet Personel Başkanlığı’nın 29.12.2014 tarihli yazısında; 01.01.2015 tarihinde imzalanacak sözleşmelerin bir daha feshedilmeyeceğinin belirtilmesi, 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 15. Maddesi uyarınca, hizmet sözleşmelerinin her mali yıl yenilenmiş sayılacağının ve yaşlılık/malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar feshedilmeyeceğinin düzenlenmesi, Danıştay’ın ve çok sayıda yerel mahkemenin kararlarıyla, 4/C’li personele ek ödeme verilmemesine ilişkin bireysel işlemlerin iptal edildiği hususları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, dava konusu eksik düzenlemede eşitlik ilkesine ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı açıktır.


Asli ve sürekli kamu hizmetinin ifasında diğer kamu personeliyle birlikte görev yapan 4/C’li personelin sadece ve sadece aynı Yasa’nın farklı bendine göre istihdam edilmesinden dolayı ek ödeme hakkından yararlanmaması, Anayasa’nın 49. Maddesi ile Devlete yüklenen, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak yükümlülüğüne aykırıdır.


Dava konusu eksik düzenleme sebebiyle 4/C’li personelin ciddi anlamda maddi hak kaybı bulunmaktadır. Ekte sunulan emsal ücret bordrosunda, 4/C’li personele yargı kararı gereği ödenen ek ödemenin Mayıs 2014 ayında 512,03 TL. olarak aylık gelire yansıtıldığı görülmektedir. Aradaki bu gelir farkının her geçen gün ülkemizdeki çalışma barışını ve huzurunu olumsuz yönde etkilediği düşünüldüğünde, ayrıca açılan bireysel davalara sürekli yenilerinin eklendiği ve bu durumun devleti yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemeye mahkum etmesi sebebiyle zarara uğrattığı göz önüne alındığında, dava konusu eksik düzenlemenin telafisi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açtığı açıktır.


2577 sayılı Yasanın 27. maddesinin 2 numaralı bendi gereğince “İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.” denilmektedir. Dava konusu işlem yönünden şartlar oluştuğu için öncelikle dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması gerekmektedir.


Yukarıda izah edilen sebeplerle, işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Bu hususta nihai takdir hakkı Sayın Mahkemeniz’e aittir. 



Bu haber toplam 5614 defa okundu


YAZARLAR