Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Enerji Bakanlığı'nın 2020 Yılı Bütçesi Kabul Edildi
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Enerji Bakanlığı'nın 2020 Yılı Bütçesi Kabul Edildi

Enerji Bakanlığı'nın 2020 Yılı Bütçesi Kabul Edildi
TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2020 yılı bütçeleri kabul edildi.
03.01.2020 / 22:15

Enerjimagazin-TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 4 milyar 182 milyon 474 bin Türk lirası tutarındaki 2020 yılı bütçeleri kabul edildi. Genel Kurulda bakanlıkların yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Mesleki Yeterlilik Kurumu bütçeleri de görüşüldü.


Bakan Dönmez, “2020 yılı bütçesinin milletimiz, devletimiz ve Bakanlığımız için hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen milletvekillerimize ve çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.


Bakan Dönmez, bütçe görüşmelerinin başında yaptığı konuşmada aşağıdaki ifadelere yer verdi:


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi müzakereleri kapsamında bugün bir araya geldik. Tüm siyasi partilerimizin grup yönetimleri ve temsilcileri Bakanlığımızın faaliyet alanına giren konularda kendi değerlendirmelerini yaptılar, biz notlarımızı aldık. Konuşmamda özellikle bazı hususlara değinmek suretiyle inşallah bunlara cevap vermiş olacağız.


Tabii, aslında bugün 2 kanunu görüşüyoruz, baktığımızda: Bir, 2020 yılı yani önümüzdeki yıl Bakanlıklarımız, devletimiz ne yapacak? Bunlara, buradaki hedef, amaçlar ve bu amaçların gerçekleştirmesi için gereken kaynakları onaylamış olacaksınız. Bizim için son derece önemli, bağlayıcı bir metin. Diğer bir husus da, bir önceki yıl, 2018 yılı kesin hesap dönemi. Aslında, baktığınızda, o yılın da hesabını huzurlarınızda, yüce Meclisin huzurunda vermiş olacağız.


Ben, bu arada, tabii, bu, sıcak, taze gelişme dolayısıyla da Amerika Birleşik Devletleri Senatosunun almış olduğu bu kararı kınamak istiyorum. Sayın Grup Başkan Vekillerimizin de ifade ettiği gibi, sözde soykırım tasarısının yok hükmünde olduğunu… Maalesef son dönemde Amerika Birleşik Devletleri kongresinde ülkemiz aleyhinde -hatta bazı kararlar da şahsımı da içine alacak şekilde birtakım yaptırımlar gündeme gelmektedir. Umut ederim bu hatalarından dönerler ve yıllardır müttefik olarak ilişki kurduğumuz NATO ve çeşitli uluslararası arenalarda bu ülkeyle inşallah ilişkilerimizi de rayına oturtmuş oluruz.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlık olarak enerji kaynaklarını ve doğal kaynakları verimli ve çevreye duyarlı şekilde değerlendirerek ülke refahına en yüksek katkıyı sağlamak misyonu ve enerjide ve doğal kaynaklarda güvenli bir gelecek vizyonuyla çıktığımız yolda kaynaklarımızı azami ölçüde değerlendirirken planlamalarımızı, projelerimizi, stratejilerimizi, arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar kapsamında politik sürdürülebilirlik, finansal sürdürülebilirlik ve katılımcılık ilkeleri önceliğinde, çevreye saygılı anlayışla değerlendirmekteyiz.


Enerji ve tabii kaynaklar alanlarında artan enerji talebinin sorunsuz karşılanması, dışa bağımlılığın azaltılması ve cari açık üzerindeki etkinin en aza indirilmesi amacıyla, kaynaklarımızı rasyonel bir şekilde ve yüksek verimle kullanarak, sürdürülebilir ve katlanabilir maliyette enerji ve ham madde arzını sağlamak suretiyle, vatandaşlarımızın refahı ve ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmalarımızı büyük bir fedakârlıkla sürdürmekteyiz.


Bu kapsamda, enerji alanında gelişen teknolojileri, ham madde ve petrol fiyatlarında yaşanan değişimleri, yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji teknolojilerindeki gelişmeleri dikkate alarak attığımız adımlarda, yerli ve yenilenebilir kaynakları önceleyen şeffaf, rekabetçi, tüketiciyi koruyan, güncel gelişmeleri dikkate alan, dinamik, yenilikçi, katma değeri yüksek ve AR-GE yoğun yatırımları hayata geçirdik ve bu doğrultuda çalışmalarımızı inşa etmeye devam ediyoruz.


On Birinci Kalkınma Planı kapsamında yer alan politikalar çerçevesinde, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzındaki payının yükseltilmesini, nükleer güç santralinin devreye alınmasıyla kaynak çeşitliliğinin artırılmasını, kaynak ve güzergâh çeşitlendirilmesinin geliştirilmesini, denizlerde hidrokarbon arama faaliyetlerinin artırılmasını hedefliyoruz.


Ayrıca, madencilik alanında da çevre ile iş sağlığı ve güvenliğini dikkate alarak, madenlerimizin katma değerini artırarak sektörde önemli ilerleme ve gelişme sağlanmasını da amaçlamaktayız.


Arz güvenliğinin güçlendirilmesi, enerji verimliliği, enerji ticareti, bürokrasinin azaltılması ve kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi başta olmak üzere, birçok alanda önemli projeleri de devreye alarak iyileştirme çalışmalarını da sürekli devam ettirmekteyiz.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin her geçen gün artan elektrik ihtiyacının sorunsuz olarak karşılanması için, 2000'li yıllardan beri sessiz bir devrime imza atılmış durumdadır. Gerek kurulu güç gerekse üretim noktasında çok iyi bir yere geldik. Bu sayede, elektrik ve doğal gazda şu an itibarıyla arz güvenliği riski gündemden çıkmıştır ancak kalkınma planlarına ve gelişmeye bağlı olarak arz güvenliği konusu sürekli kontrolümüz altında olmaya devam edecektir. Arz güvenliğinde ilerleme sağlarken elektrik üretim kapasitemizin de çeşitlendirilmesine azami oranda dikkat ediyoruz. Bu sayede, elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payında ciddi bir artış sağlanmıştır. Sadece son iki yılda devreye giren kurulu gücün yüzde 73'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmuştur. Ayrıca, 2019 yılı ilk on ayında, bir rekor olarak, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretim oranı da yüzde 64 olarak gerçekleşmiştir.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin enerji ve tabii kaynaklar alanında kendi kendisine yetebilmesi amacıyla yerli ve teknolojik kapasiteye sahip olunması da kapasite artışı kadar önemli bir konudur. Özellikle yenilenebilir enerji alanındaki teknolojik geliştirme yatırımları, Türkiye'nin küresel anlamda sürdürülebilirliğe daha fazla katkı sunmasını ve bir teknoloji üssüne dönüşmesini sağlayacaktır. Yerli kaynak kullanımıyla yerli teknolojide atılan adımları desteklemek amacıyla, bir taraftan yerli kaynaklara yönelmemizi sağlayan, bir taraftan da yerli teknolojiyi artıran, yerli üretim, yerli istihdam ve AR-GE zorunluluğu bulunan yenilenebilir enerji kaynak alanları, kısaca "YEKA" modelini hayata geçirdik. Böylece, teknoloji transferi sağlanarak, yenilenebilir enerji alanında yeni ve yerli teknolojiler ülkemize kazandırılarak bu hususta AR-GE faaliyetleri gerçekleştirilecektir.


Biraz önce sayın vekillerimiz "Bu projeler hayata geçti mi?" diye sordu. Güneş enerjisi santrali yani güneş panelleri üreten fabrika teçhizatını tamamladı, üretime yılbaşı itibarıyla başlayacak; öyle tahmin ediyorum, mayıs veya haziranda ilk yerli güneş panellerini üretiyor olacağız. Rüzgâr yakasında ise fabrika yine İzmir'de kuruldu. GES'le ilgili olan fabrika Ankara'mızda kuruldu; o da yine üretime hazır hâle geldi, ilk ürünlerini 2022 yılında üretmeyi hedefliyoruz. Daha önce biner megavat olarak gerçekleştirilen güneş ve rüzgâr YEKA'larına ek olarak, bin megavatlık YEKA RES-2 için, 30 Mayıs 2019'da yerli ve yabancı firmaların büyük ilgisiyle büyük bir yarışma neticelendirildi. YEKA çalışmaları kapsamında, üzerinde çalıştığımız farklı bir modelle, güneş YEKA potansiyelinin yüksek olduğu bölgelerde, yerli malı kullanım karşılığı tahsis yöntemiyle, küçük ölçekli mini YEKA uygulaması hayata geçirilecektir. İlk mini YEKA yarışma ilanının önümüzdeki hafta içerisinde yapılmasını planlıyoruz. Yarışmaların da 2020'nin ilk çeyreğinde gerçekleşmesini hedefliyoruz.


Bunun yanı sıra, bazı milletvekillerimiz çatı uygulamalarına dönük eleştiriler getirdi ama sanırım bu, eksik bilgilendirmeden kaynaklı. Çatı ve cephe tipi mini GES uygulamalarının önünü açarak düzenlemeleri bu yılın mayıs ayında hayata geçirdik ve önemli bir potansiyel olduğunun da farkındayız. Sadece son beş ayda, çatılarda kurmak üzere, 696 adet sanayi ya da ticari kuruluşun elektrik dağıtım şirketlerine müracaat yaptığını -toplam 432 megavat kurulu gücünde- konutlarda ise 1.187 adet başvurunun geldiğini -biliyorsunuz konutlarda 10 kilovat sınırı var- orada da yaklaşık 11 megavatlık bir başvuru aldığımızı, çatı uygulamaları için toplamda 443 megavatlık başvuru aldığımızı söyleyebilirim. Bunun yanı sıra, daha önceki sisteme dayalı olarak, çatılarında güneş enerji sistemi kurmak üzere başvuranların sayısı da 5.402, 1.104 megavata tekabül ediyor. Bununla birlikte, tüm lisanssız GES uygulamalarında 6.206 megavata ulaşmış durumdayız.


Elektrik üretiminin yanı sıra, iletim ve dağıtım sistemlerinin yenilenmesi ve geliştirilmesi için başlatılan hamle kapsamında şebekelerimizin modernizasyonu çalışmaları da devam etmektedir. Bu çalışmalara çağın gerektirdiği teknolojik ilerlemeler dâhil edilerek, elektrik kesintisi yapılmadan gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınarak canlı bakım yapılabilmektedir. Yani şu: 380 bin volt, 380 kilovatlık bir iletken hattın üstünde elektrik enerjisini kesmeden ya helikopter üzerinden ya da yerden merdivenli sistemle veya sepetli araçlarla iletken hattın üzerine çıkmak suretiyle bu bakımlar yapılabilmektedir. Dolayısıyla kesintisiz bir enerji arzını temin etmiş oluyoruz. Halkımıza kesintisiz ve kaliteli elektrik enerjisi sunabilmek amacıyla içinde bulunduğumuz 2016-2020 yıllarını kapsayan uygulama döneminde elektrik iletim ve dağıtım hatlarında bu yıl sonu itibarıyla güncel değerlerle yaklaşık 41 milyar liralık yatırım gerçekleşmiş olacak. Ayrıca, enerji ticaret merkezi olma stratejimiz kapsamında gerçekleştirdiğimiz reformların sonucunda enerji sektöründe 100 milyar doların üzerinde bir yatırım gerçekleşmiştir. Elektrik sektörüne yönelik olarak 2021-2025 yıllarını kapsayan uygulama dönemi plan ve programlarının hazırlanmasına ilişkin çalışmalara da devam ediyoruz.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; günümüz dünyasında elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 11'i nükleer enerjiden sağlanmaktadır. Ülkemiz enerji talebinin karşılanmasında kaynak çeşitliliğinin artırılması için önemli alternatiflerden biri de sıfır emisyonlu güç santralleri olup bu doğrultuda Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 1'inci ünitesinin 2023 yılında devreye girmesine yönelik çalışmalarımız ve hazırlıklarımız devam etmektedir. Ayrıca, nükleer santrallerdeki üst düzey teknoloji ve "know-how" transferiyle bu alandaki yerli teknoloji ve üretim kapasitemizin artırılması çalışmalarımızın yanı sıra -biraz önce sayın vekillerimizin "Bunu yerli eleman ve yerli personelle yapacak mıyız?" sorusuna cevaben söylüyorum- kalifiye insan kaynağının yetişmesi amacıyla yurt içi ve yurt dışı eğitime yönelik çalışmalarımız da devam etmektedir. Bu kapsamda, yurt dışına gönderdiğimiz öğrencilerden 88'i mezun olarak yurda dönmüş ve ilgili şirkette görevine başlamıştır. Yerlileştirme alanındaki çalışmalara ek olarak elektrik iletim ve dağıtımında kullanılan tüm malzemelerin testlerinin yurt dışı yerine ülkemizde yapılması için başlatılan Türkiye'nin ilk yüksek güç ve yüksek gerilim deney laboratuvarı projesi de devam etmektedir.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerji piyasalarında mali açıdan güçlü, serbestleşmiş, rekabete açık, istikrarlı ve şeffaf bir şekilde tesis edilerek yatırımların daha


kolay ve daha hızlı yapılabileceği bir ortam oluşturulmuştur. Bu meyanda, öngörülebilir piyasaların oluşturulması ve tüketicinin korunması amacıyla gerekli altyapı oluşturularak serbestleşmeye yönelik kuralların uygulanmasına da devam edilmiştir.


Enerji sektörünün daha sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde çalışması için hayata geçirilen Enerji Piyasaları İşletme AŞ'yle enerji ticaretinde ülkemizi bölgesinde önemli bir noktaya da taşımış olduk. EPİAŞ'ta yapılan işlemler, kurulduğu günden itibaren önemli bir hacme ve derinliğe de ulaşmış durumdadır.


Ayrıca, sektörün ve piyasanın gelişimi doğrultusunda ileri tarihli fiziksel teslimatlı elektrik piyasası olarak da ifade edilen, vadeli elektrik piyasasını 2020 yılının sonlarına doğru katılımcıların hizmetine sunmayı da hedefliyoruz.


Bunun yanı sıra, enerji piyasası katılımcılarının risklerini yönetmelerini sağlayacak olan aylık, çeyrek ve yıllık vadelerde fiziksel teslimatlı doğal gaz ticareti yapılmasına imkân sunacak, vadeli doğal gaz piyasasının kurulmasıyla ilgili çalışmalar da devam etmektedir. Piyasa altyapısının yurt dışına yönelik kapasitesi arttırılarak Avrupa elektrik piyasalarıyla iş birliğini güçlendirecek olup piyasamızdaki öngörülebilirliğin daha da güçlenmesi, derinliğin ve rekabetin arttırılması hedeflenmektedir.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; doğal gaz ve petrol konusuna gelince, 2000'li yıllarda ülkemizin sadece 5 şehrinde doğal gaz kullanılmakta iken bugün 81 ilin tamamında, 541 ilçe ve beldemiz ile 162 organize sanayi bölgesine doğal gaz arzı sağlanmış olup yıl sonunda ise bu rakamı 550 yerleşim yerine ulaştıracak şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.


2000'li yıllarda 1,29 milyon olan doğal gaz abone sayısı 16 milyona çıkmış olup ülkemiz nüfusunun yüzde 81'ine doğal gaz kullanım imkânı sunulmuştur. Bu kapsamda, doğal gaz arzı sağlanan yerleşim yerlerinin artırılmasına dönük talepleri de karşılamaya çalışıyoruz. Son üç yılda 33.220 kilometre uzunluğunda doğal gaz iletim ve dağıtım hattı inşa edilmiş olup toplam iletim ve dağıtım şebeke uzunluğu Dünya'nın etrafını 4 kez dolaşacak seviyeye, 162 bin kilometreye ulaşmıştır.


Petrol ve doğal gazın ithal bir kaynak olması ve birincil enerji arzında önemli bir paya sahip olması göz önüne alındığında, bu hususta kaynak ve güzergâh çeşitlendirmesi çalışmaları son derece önem arz etmektedir. Temel hedefimiz, gazın gazla rekabetini bu coğrafyada sağlayacak bir merkez hâline kavuşmaktır. Doğal gazda arz güvenliğinin sağlanmasında ulusal ve uluslararası alanlarda aktif rol oynuyoruz. Bu kapsamda, TANAP projesiyle ülkemizin yanı sıra Avrupa'ya doğal gaz arzı hazır hâle getirilerek Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in katılımlarıyla 30 Kasım 2019 tarihinde açılış yapılmıştır.


Ülkemize ve Avrupa'ya doğal gaz arz edecek diğer bir önemli projemiz de TürkAkım'dır. 2 ayrı hattan oluşan TürkAkım Projesi'nin inşaat ve imalatı da tamamlanarak testlere başlanmış olup 2020 yılının ilk haftalarında bu açılışı Sayın Putin'in katılımıyla İstanbul'da inşallah yapmış olacağız.


Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; doğal gazın depolanması kapsamında yaptığımız çalışmalarda, Tuz Gölü ve Kuzey Marmara Doğal Gaz Depolama Tesislerimizin mevcut kapasitesi 3,4 milyar metreküpe ve 45 milyon metreküp/güne ulaştırılmış olup bu kapasite ve LNG depolarımızda yaklaşık otuz-otuz beş günlük doğal gaz talebimizi karşılama imkânına kavuştuk. Her iki projede de kapasite artırma ve inşaat çalışmaları devam etmekte olup, doğal gaz depolarımıza ilişkin çalışmaların tamamlanmasıyla depolama kapasitemiz sadece bu iki tesiste 10 milyar metreküpe ulaşacak olup geri üretim kapasitemiz de 155 milyon metreküpe ulaşacaktır. Bunun anlamı şu: Şu anda biz sisteme gerek yer altı depolarımızdan gerekse LNG tesislerimizden günlük 310 milyon metreküp gaz verebiliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda hatlardan herhangi birinde veya tesislerden herhangi birinde sıkıntı olduğunda doğal gaz arzını karşılamakta zorlanıyor idik. Başta ikincil yakıt kullanan elektrik santralleri olmak üzere, ikincil yakıta geçiyorduk ama son iki yıldır doğal gaz arzını, doğal gaz talebini rahatlıkla karşılayacak kapasiteye ulaşmış olduk.


Son dönemde dünya genelinde boru gazına göre bazı avantajlara sahip olan LNG ticaretinde de önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Hem doğal gaz piyasasında rekabetin artırılması hem de arz güvenliğimizin sağlanması adına LNG alanında da önemli yatırımlar hayata geçirilmiş olup ilk olarak -demin de ifade ettiğim gibi- yüzer LNG depolama terminallerini devreye alarak LNG tesislerinden ulusal sisteme gaz verme kapasitesini üç yılda 2'ye katlamış olduk.


Öte yandan, sahip olduğumuz sismik araştırma gemilerimiz marifetiyle yapılan araştırmalar sonucunda belirlenen lokasyonlarda, Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimizle bugüne kadar toplam 3 derin sondaj faaliyeti gerçekleştirilmiş olup 2 sondaj faaliyetimiz de devam etmektedir.


Türkiye olarak Doğu Akdeniz yetki alanlarıyla ilgili tavrımızı gerek açıklamalarımızla gerekse sahadaki faaliyetlerimizle net bir şekilde ortaya koyduk. Ülkemiz ne kendi hukukunu ne de Kıbrıs Türklerinin çıkarlarını çiğnetmeden Doğu Akdeniz'de bulunan hidrokarbon kaynaklarının barış eksenli ve adaletli bir şekilde paylaşımı konusundaki kararlılığını devam ettirecektir. Bu doğrultuda gemilerimizle gerçekleştirdiğimiz hidrokarbon arama faaliyetleri aralıksız sürdürülmekte olup 2020 yılı içerisinde de 5 ilave derin sondaj yapmayı planlıyoruz.


Son önemli gelişmelerden birisi de -biliyorsunuz- şu: 27 Kasım 2019 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükûmeti arasında imzalanan Akdeniz'de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun sizin onaylarınızla, oylarınızla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilerek kanunlaşmış oldu. Bu teklife destek veren siyasi parti gruplarımıza da şükranlarımızı sunuyorum. Hiç şüpheniz olmasın, gereği yapılacaktır. Gerek Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğümüz ruhsatlandırma çalışmalarına ilişkin olarak gerekse Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı şirketimiz, kuruluşumuz hemen yılbaşından itibaren ruhsatlandırılan bölgelerde sismik arama faaliyetlerine süratle başlayacaktır.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerji verimliliği konusuna gelince: Sanayide, tarımda, üretimin diğer alanlarında bir birim ürünü veya bir birim gayrisafi yurt içi hasılayı daha az enerji tüketerek oluşturmak durumundayız. Konutlarda ise ısınma, soğutma, aydınlatma gibi temel ihtiyaçlarımızı en verimli şekilde karşılamak durumundayız. Bu bakımdan, enerji yoğunluğumuzu gelişmiş ülkelerin ortalaması seviyesine çekmemiz gerektiğine inanıyor ve enerji verimliliğini önemli bir arz kaynağı olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı hayata geçirilmiş olup 2023 yılına kadar enerji verimliliği konusunda önemli bir mesafe alınacaktır. Ayrıca, 7 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'yle kurulan Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı İzleme ve Yönlendirme Kurulu tarafından, ülke genelinde enerji verimliliği çalışmaları ile Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nda yer alan eylemlere ilişkin izleme ve yönlendirmeler de yapılacaktır. Bu plan kapsamında yer alan eylemlerin hayata geçmesiyle birlikte 2023 yılına kadar da sera gazı salınımında 66 milyon ton karbondioksit azalımı sağlanacak olup yapılacak 1 birim maliyetli yatırımla 3 birim tasarruf edilerek 2033 yılına kadar 30 milyar dolar tasarruf etmeyi hedefliyoruz.


Konutlarda enerji verimliliğinin artırılması yönünde ilgili Bakanlık ve kurumlarla yakın iş birliği yapılarak bu konuda teşvikler sağlanmaktadır. Yapılan düzenlemeyle, enerji kimlik belgesine sahip binalar için kullandırılacak kredi miktarlarında artış sağlanmış, kentsel dönüşüm kapsamında bankalardan kullandırılacak kredilerde de ilave faiz desteği getirilmiştir. Daha önce de değişik yer ve zamanda belirttiğim üzere, Türkiye, dünyaya en az karbon salımı yapan ülkelerin arasında yer almaktadır. Biz bu konuda çevre mevzuatına uygun şekilde her zaman sorumluluğumuzun da üzerinde hareket ediyoruz.


Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madencilikle ilgili hususlara gelince: Bilindiği gibi ülkemiz endüstriyel ham maddeler, metalik madenler, enerji ham maddeleri ve jeotermal kaynaklar açısından zengin bir ülkedir. Sahip olduğumuz maden ve enerji ham madde kaynak potansiyelinin tam olarak ortaya konulup ekonomimize kazandırılması için maden arama ve üretim çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Bu kapsamda, ülkemiz genelinde yer altı kaynaklarımızın tespit edilmesi amacıyla yürütülen jeofizik, jeokimya ve sondaj çalışmaları neticesinde MTA'nın kuruluş yılı olan 1935 yılından bugüne kadar yapılan toplam sondajın üçte 1'inden fazlası son üç yılda gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz yıl 25 milyar doların üzerinde maden ve ham madde ithal edilirken ihracatımız yaklaşık 5 milyar dolar civarında kalmıştır. Bu durumda, maden sektöründe yaklaşık 20 milyar dolar dış ticaret açığımız söz konusudur. Burada en büyük bedel ödediğimiz kalemlerden biri de altın olmuştur. Mevcut verilere göre, sırf geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 milyar dolarlık altın ithalatı yaptık. Altını ulusça seviyoruz, bir kısmını rezerv olarak kullanıyoruz, bir kısmını ziynet eşyası olarak kullanıyoruz. Kuyum sektörümüz de iyi, ithal ettiğimiz altının bir kısmını da ihraç ediyoruz; yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık da altın ihracatımız söz konusu.


Bu ithalatı azaltmanın yolu, madencilik sektörüne kurallara uygun ve çevre mevzuatına saygılı bir şekilde çalışmalar yapmasına izin verilmesinden geçiyor.


Türkiye'de enerjide yerlileşme ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefimiz doğrultusunda, yerli kömür rezerv artırma çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. Son tespitlerimizle birlikte bugün linyit ve taş kömürü rezervimiz 20 milyar ton seviyesine ulaşmıştır. Ülkemizin hâlen yıllık 39 milyon ton civarında kömür ithalatı yaptığı göz önünde bulundurulduğunda bunun için yılda yaklaşık 4 milyar dolar civarında döviz harcadığımızı görmekteyiz. Kömür kaynaklarımız yerin altında dururken ithal kömüre döviz ödemek yerine, yerli kömürümüzden faydalanmak büyük önem arz etmektedir.


Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; madencilik sektörünün diğer sektörlere göre daha riskli bir iş kolu olması hasebiyle madencilerimizin yüksek güvenlik standartlarında çalışması için gereken hassasiyeti göstermekteyiz. Bu doğrultuda mevzuatta yapılan düzenlemelerle iş güvenliği açısından gerekli iyileştirmeler sağlanmıştır. Nitekim, maden işletmelerine dönük yapılan denetimleri de aralıksız devam ettiriyoruz. Madenlerimizi içerdikleri risklere göre kategorilere ayırarak denetim planlamalarını yapmaktayız. Az riskli gruptaki madenlerimizi yılda en az 1, riskli gruptaki yer alan madenlerimizi yılda en az 2, çok riskli gruptaki madenlerimizi ise yılda en az 4 kez denetliyoruz. Bu kapsamda 2019 yılı başından bugüne kadar 8 binin üzerinde denetim yapılarak kaza oranlarında da bir önceki yıla göre kayda değer bir azalma yaşanmıştır.


Madencilik sektörü, ülkemizin kalkınmasında önemli rol oynayan sektörlerden biridir ve maden ürünleri; sanayi, enerji, tarım ve inşaat başta olmak üzere bir çok sektörün temel girdilerini oluşturmaktadır. Her zaman vurguladığımız gibi, doğada bizim, madenler de bizim olup mevzuatta bu konuyla ilgili hükümlere hassasiyetle ve çok net bir şekilde yer verilerek madencilik faaliyetinin nerede, hangi şartlarda yapılıp yapılamayacağı hususları açık bir şekilde tanımlanmıştır. Bakanlık olarak çevreyi madene tercih eden bir pozisyonda değiliz. Çevreyle uyumlu madencilik temel kıstaslarımız arasında olup ne madenlerimizden ne de doğamızdan vazgeçme lüksüne sahibiz. Şimdi, zaman zaman kamuoyunda da maalesef, Enerji Bakanlığımız olarak çevre konusunda âdeta Vandalist bir ruhla, çevreyi tahrip eden bir algıyla karşılanıyoruz; bu, doğru değil.


Enerji ve tabii kaynaklar alanlarındaki çalışmalarını kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda, kamu kaynağının mümkün olduğunca etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılması hedefiyle yürütmektedir.


Bakanlığımız 2018 yılı bütçesi ödeneği toplamı 2 milyar 528 milyon 168 bin Türk lirası olup bu tutarın 2 milyar 350 milyon 101 bin 185 Türk lirası harcanmıştır, harcanmayan 178 milyon 66 bin 815 Türk lirası da yılsonunda iptal edilmiştir. Oluşan bu kesin hesap rakamlarına bağlı olarak, 2018 yılı bütçe gerçekleşme oranımız yüzde 93'tür.


Bakanlığımız merkez teşkilatı için 2020 yılı bütçe teklifi 3 milyar 319 milyon 102 bin Türk lirası olup, bağlı ve ilgili kuruluşlar MAPEG, MTA, TAEK, EPDK, NDK, BOREN, NATEN'le birlikte teklif edilen toplam bütçe tutarımız 4 milyar 182 milyon 474 bin Türk lirasıdır.


Sözlerime son verirken, 2020 yılı bütçesinin milletimiz, devletimiz ve Bakanlığımız için hayırlara vesile olmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Enerjiniz bol, geleceğiniz aydınlık olsun.


Bu haber toplam 1325 defa okundu


YAZARLAR