Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Bizler Yaşlı İşsizler Olmak İstemiyoruz
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Bizler Yaşlı İşsizler Olmak İstemiyoruz

Bizler Yaşlı İşsizler Olmak İstemiyoruz
Bizler Yaşlı İşsizler Olmak İstemiyoruz
02.08.2013 / 11:41

Her vesile ile hükümete seslerini duyurmaya çalışan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Platformu üyeleri, bu kez de DİSK’e bağlı Emekli-Sen Sendikasının bugün başlayacak ve 30 Ağustos 2013 tarihine kadar devam edecek olan tolu iş görüşmelerine kendilerinin de katılımının sağlanması amacı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde, düzenlediği basın açıklaması eylemine katıldılar.


“Özelleştirdiler Sattılar, Emekilikte Yaşa Taktılar, İş Yok, Sağlık Yok, Emekliliğe Daha Çok" yazılı Pankartla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne gelen Emeklilikte Yaş Mağdurları adına basın açıklaması yapıldı.  Mağdurlar adına basına açıklamalarda bulunan Elif TOPAL açıklamasında "Bizler Yaşlı İşsizler Olmak İstemiyoruz " diyerek aşağıdaki bilgilere yer verdi;




Emeklilikte Yaşa Takılanlar Basın Açıklaması


"Bizler, 1999 yılında çıkarılan, haksız bir yasayla elimizden alınan, Emekli olmak için kadınlar 20, erkekler 25 yılını dolduran ve prim gün sayılarını fazlasıyla tamamlamış olan, emekli olmak için yaşı bekleyen Mezarda emeklilik yasasından etkilenen YAŞ mağdurlarıyız.


1999 yılı ve öncesine ait olan, emeklilik hakkımızın geri verilmesini istiyoruz. Bizler yoksulluk sınırının altında çalışır iken, emeklik için gereken yıl ve prim gün sayısını doldurup, emekli olmayı düşünüyorduk. Ama bunu bizlere çok görenler, ülkemiz genç emekliler ile dolu diyerek, emeklilik hakkımızı elimizden aldılar. Buna da gerekçe olarak, gelişmiş ülkelerde emeklilik yaşının, 60 yaşın üzerinde olduğunu ve sosyal güvenlik sisteminin bunu kaldıramayacağını söylediler.




Oysaki , gelişmiş ülke vatandaşlarına devleti ya iş bulmakta, bulamaz ise de, minimum hayat standardı kadar maaş ödemektedir. Hatta, iş bulduğu vatandaşı, hayat standardının altında ücret alması durumunda da, aradaki farkı karşılamaktadır. Bu durum, vatandaşın emekli oluncaya kadar sürmektedir.


Tüm bunlar orta da iken, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, çalışanının büyük çoğunluğunun, yoksulluk sınırının altında ücretle çalışıldığı, ülkemizde, sadece emeklilik yaşı konusunda gelişmiş ülkeleri örnek göstermesi izah edilemez. Bizler, 1999 yılı ve öncesi çalışanlar ve yaş haddini bekleyen vatandaşlar olarak, bir an önce yasal düzenleme yapılarak emeklilik hakkımızın geri verilmesini beklemekteyiz.


Bu konuda hükümetin bir an önce halkın beklentisine cevap vermesini bekliyoruz. Bu konunun ekonomiye getireceği maliyet, Avrupa’ da, sosyal güvenlik sistemine verilen desteğin % 10 daha altında kalmaktadır. Her zaman Avrupa’yı, kendimize örnek olarak alıyorsak, bunu da, göz ardı etmemek lazım.


Ayrıca, Türkiye’de, şu anda bulunan İki buçuk milyon işsize de, bu emeklilikle iş sahası açılacaktır. Bu şekilde hem işsizlik oranı % 5’lere inecek, hem de emeklilik yılını ve gününü doldurup ta, yaşını bekleyen vatandaşlarımızın, beklentilerini karşılayacak, bunların emekli edilmesiyle de ekonomi canlanacaktır. Hani ‘erken çıkan yol alır ‘derler ya, o misal. Erken yaşta primini ödemiş, 20-25-30 yıl çalışmış; 6000-7000 hatta 10000 gün prim ödemiş, yani 8.9.199 öncesi kurallarına göre, emekliliğe FAZLASI İLE hazırlanmış olan vatandaşımıza son anda yaşın küçük, büyüde gel demek devlet adabına yakışmaz.




1999 yılı öncesi çalışanlarının, emeklilik hakları elinden alınarak, genç emekliler yaratmamayı hedeflerken, geçen zaman içerisinde maalesef YAŞLI İŞSİZLER yaratmışlardır. Bizler YAŞLI İŞSİZLER olmak istemiyoruz. Ancak İŞSİZ ve ÇARESİZ o kadar arkadaşımız var ki! Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sn.Faruk Çeliğ’in birkaç hafta önce basına bomba gibi düşen yaptığı açıklamalardaki bütçenin kara deliğinin sosyal güvenlik açıklarının sebebi ve sorumlusu bizler değiliz.


Daha yetmedi; bizler, sizi 5-10 yıl beklettik, yaşı 53 yapacağız; bir 3 – 5 yıl daha bekleteceğiz demek vicdana sığmaz. Kabul edilemez. Yapılan açıklamada kaçak şekilde kayıt dışı çalışan ve Genç emekli oldukları iddia edilen, sağlık güvencesi ve emeklilik hakkı elde ettikleri için sigorta talep etmeyenlerin tespit edilmesi ve sisteme sokulmasını bekliyor ve bunun faturasını devlete görevlerini fazlası ile yerine getirmiş emeklilikte yaşa takılan ve yaş bekletilen bizlerden çıkartılmamasını istiyor ve bekliyoruz.


Bizler, YASANIN, GERİYE DOĞRU, HAKSIZ BİR UYGULAMA SONUCUNDA, ciddi mağduriyet yaşamaktayız. Eski yasaya göre, emekli olmak için yılını ve primini dolduran bizler, sağlık yardımından da yararlanamıyoruz. Ayrıca, bizler iş bulursak ve çalışırsak da bağlanacak olan emekli maaşımızdan da düşme olacaktır. Kendi içinde çatışan bu yasa ile devlet kayıt dışı çalışmaya kendi eli ile teşvik etmektedir.




İşsiz kalan biz çalışanların, işsizliğin yüksek olduğu ülkemizde, iş bulma şansımız yok denecek kadar azdır. 10-15 yıl işsiz kalarak hiçbir geliri olmadan, hayatını nasıl sürdüreceğini yetkililerin izah etmesi gerekmiyor mu? Mevcut ortamda, yaşımızdan dolayı, YAŞLISINIZ DEYİP, İŞE ALINMIYORUZ. Örneklerine bakarsak; Devletin tüm kademelerine çalışan kabulü ve tüm iş ilanlarına verilen yaş şartı sınırının 35 yaş ve altı olması düşündürücü değil mi? Dönüp tüm şartları tamamladık dediğimizde de ; YAŞINIZ, EMEKLİLİK İÇİN GENÇ DENİP, EMEKLİ DE EDİLMİYORUZ. Ne yapacağımızı şaşırdık….


Facebookta kurduğumuz “EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLAR” grubu ile 2 yıldır kendimizi ifade etmeye, sesimizi ve mağduriyetimizi duyurup, hakkımızı geri almaya çalışıyoruz. Tüm mağdurların yanında olan hükümetimiz, bize gelinde “ kaynak yok ” bahanesine sığınıyor. Peki aşağıdaki haber başlıklarına nasıl kaynak temin ediliyor ; ( son 3-5 ayın haberleri ) * “İşbaşında eğitim” ile İşsize 750 TL maaş … Eşi ölmüş dul kadınlara ; Aile ve Sosyal Yardım Bakanlığı her ay 250 TL verilmesi.. Eşi ölmüş, ancak ölen eşi tarafından 1 günlük SGK yatırılmışsa dahi geride kalan eşe EMEKLİLİK hakkı. Çalışan annelere kreş kolaylığı ; Bakan Yardımcısı Aşkın Asan, AÇEV’in 300 TL’yi önerildiği, ancak henüz bakanlığın kesin kararı vermediği söylüyor.. vs


Devlet elbette bu yardım ve ödenekleri de yapmalı, Sosyal devlet olmanın gereklilikleri bunlar. Bu insanlarda mağdur ve bu haklardan istifade etmeli. Asla gözümüz yok. Olursa zaten bizim mağdur olmamızın, isyanımızın bir samimiyeti kalmaz. Ayrıca o kadar çok örnek var ki bu sorunun hemen çözülebileceği konusunda emin olmamızı sağlayan ; Prim gün sayısı eksiği olan kadınlarımıza , geçmişe dönük 2 doğuma kadar borçlanma hakkı verilerek emekli edilmeleri sağlandı.


Sn.Başbakanımızın kendi ifadeleri ile “ BEDELLİ ASKERLİK ÇIKARTILAMAZ “ derken, bu beklentideki vatandaşların haklı beklentileri doğrultusunda geri adım atıldı ve “ BEDELLİ “ yasası çıktı. Sn.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ifadeleri ile en az 4-5 kez “ VERGİ AFFI ASLA BEKLENMESİN “ derken , yine halktan gelen yoğun ve haklı beklenti sonucu “VERGİ AFFI” da yasalaştı.


Sayın Bakan, her fırsatta bizlere emeklilik hakkımızın verilmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Sisteminin bunu taşıyamayacağını, halen emeklilik yaşının düşük olduğunu belirtiyor. Ama bizlerin emeklilik haklarının alınmasından bu yana geçen sürede, bazı kesimlere sürekli yeni haklar verilerek Sosyal Güvenlik Sistemine yeni yükler getirilmektedir. Adeta bizden alınan haklar başka kesimlere dağıtılmakta ve dağıtılmaya devam edilmektedir.




Burada en büyük payı emeklilik koşullarını sürekli iyileştirmek yoluyla sayın vekillerimiz almaktadır. Ayrıca, Bağ-kur'lulara pirim kolaylığı, gazetecilerin emeklilik yaşını 5 yıl geriye çeken düzenleme gibi daha pek çok şey sayılabilir. Sn. Başbakanımızın “ Maçın 90. Dakikasında KURAL değişmez “ ifadesine sonuna kadar katılıyoruz.


Ve son olarak Sn.Cumhurbaşkanımızın görev süresinin seçildiği tarihteki yasalara göre uygulanması gerektiği kararı ile beklentimiz ; bizlerin iş hayatına başladığımızda ki yasalara göre emekli edilmemizi gerektirdiği yönündedir.. BU HAKSIZLIK, MAĞDURİYET BİRAN ÖNCE GİDERİLMELİ.


Şimdi Sayın Bakana soruyoruz... Bu ard arda jet hızı ile yapılan yeni düzenlemeler sosyal güvenlik sistemine yük getirmiyor mu? KARA DELİĞİ açmıyor mu ? Bizlerden alınan hakların başka kesimlere dağıtılması Anayasamızın eşitlik ilkesine aykırı değil mi? Bizlerle dalgamı geçiyorsunuz?


BU NEDENLE, 1999 YILI VE ÖNCESİ ÇALIŞANLAR OLARAK, GEREKEN SİGORTALILIK SÜRESİNİ VE PİRİM GÜN SAYISINI FAZLASI İLE TAMAMLADIĞIMIZDAN DOLAYI, YAŞI BEKLEMEDEN VEYA ÇÖZÜM BULUNARAK ELİMİZDEN ALINAN EMEKLİLİK HAKKIMIZIN GERİ VERİMESİNİ İSTİYORUZ.




Biz, mevcut HÜKÜMETİN bugüne kadar tüm MAĞDURİYETLERE ÇARE olduğunu bildiğimiz ve gözlemlediğimiz üzere; bu MAĞDURİYETİNDE giderileceğini ümit ediyor ve umutla bekliyoruz. Seçim vaadleri ile geçiştirilmek “ oyunuzu bize verin sorununuzu seçim bildirgemize alacağız “şu tarihte çözeceğiz, seçerseniz çözeceğiz “ yaklaşımlarına son derece mesafeli ve uzağız.


Beklemeye tahammül edemeyecek durumda, işsiz, hiçbir geliri olmayan, ancak yapamadıkları ödemelerinden dolayı evlerine hacizler gelen ve sosyal patlama eşiğinde arkadaşlarımız var. Bu yüzden sorunumuzun derhal çözümlenmesi ve 2 yıllık mücadelemizin; hakkımızın iadesi ile bitmesini arzu ediyoruz.


Bu vesile sürekli bizlerin haklarını rızamız dışı başka kesimlere dağıtmak sureti ile yapılan eşitsizliğe haksızlığa itiraz ediyoruz. Ve anayasanın 10.maddesindeki eşitlik hakkını dayanak göstererek haklarımız helal etmiyoruz. Ta ki hakkımız olanı bizlere iade ettiğiniz güne dek.


HERKESİN BİZLERE DESTEK OLMASINI RİCA EDİYORUZ. HERKESE SAYGILAR .”




Hakka Yürüyüş Devam Ediyor


Bu arada yaklaşık bir hafta önce Kayseri’den başlayıp Başkent Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde son bulacak olan “Emeklilik Hakkım Neredesin Sana Geliyorum” yürüyüş eylemi devam ediyor. Kayseri’den Emeklilikte Yaş Mağdurlarını temsilen iki kişi ile başlayan yürüme eylemini Hüseyin Akyol’'un eşinin rahatsızlığı nedeniyle memleketinedönmek zorunda kalması üzerine, yürüyüşü tek başına sürdüren  Hasan Sağlam’a İstanbul’dan Soner Rüstem’de katıldı.  Hasan Sağlam ve Soner Rüstem'in an itibariyle Kırıkkale il sınırına yaklaştıkları bildirildi. Soner Rüstem’in eylemin sonuna kadar Hasan Sağlam ile birlikte yürüyeceği öğrenildi. Hasan Sağlam’a dün de Emeklilikte Yaşa Takılanlar Platformu Antalya üyeleri Ali Çanta ve arkadaşları eşlik ederek birlikte 40 km yürümüşlerdi.


Bu haber toplam 6561 defa okundu
YORUMLAR
Erdal Erdem: 
"Selamlar"
Haklı davamızı bütün yüreğimle destekliyorum.Ben de iki yıl sonra emeklilikte yaşa takılanlar gurubunda değerlendirilenlerden olacağım.Talepkarlığınızın mantıksal dayanakları çok güçlü.Toplumsal sorunlara çözümler yaratmada mahir davranılmazsa sorunun niteliği değişmez.Ben eğitim fakültesi mezunuyum ve öğretmen olarak atanma hakkımı kullanayım dediğimde 40 yaşını geçmiş olduğum gerçeğiyle yüzleştim.Başarılar..
05.08.2013 / 01:12

""
ELLERİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK ARKADAŞLR..
02.08.2013 / 21:23
Gamze SERTOĞLU: 
"Emeğimizle, primimizle, çalışma günümüzle hak ettik."
Emeği geçen herkese teşekkürler.
02.08.2013 / 01:11
müyesser denizkuşu: 
"direne direne kazanacağız"
hakkım olan gasp edilmiş emeklilik hakkımın iadesi için sonuna kadar mücadele edeceğim enerji magazine teşekkürler yardımları için
01.08.2013 / 17:35
mehmet kandemir: 
"emeklilikte yaşa takılanlar"
enerji magazin ekibi ve çalışanları olarak sizlere minnettarlığımızı iletiyorum iyiki varsınız allah sizden razı olsun her zaman sesimiz olmaya devam ediyorsunuz inşallah sizlerin sayesinde yasamız çıkacak
01.08.2013 / 14:21


YAZARLAR