HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven ve sektör temsilcileri, İstanbul’da enerji editörleriyle bir araya gelerek hidroelektrik sektörünün içinde bulunduğu “kritik döneme” dikkat çekti. Toplantıda, hidroelektrik santrallerin (HES) artan üretime rağmen düşük piyasa fiyatları nedeniyle ciddi bir finansal sürdürülebilirlik riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
Güven’in yanı sıra toplantıya; HESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Cem Özkök, Ak Enerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, Limak Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Can Değirmenci, Bilgin Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Altuğ Bilgin, Enerjisa Üretim CEO Danışmanı Emre Ercan ve Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Güneş katıldı.
HES’ler düşük fiyat baskısı altında
Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, yenilenebilir ve esnek üretim yapabilme özellikleri nedeniyle enerji sisteminin en stratejik kaynaklarından biri olan hidroelektrik santrallerin, özellikle yüksek üretim dönemlerinde çok düşük piyasa takas fiyatlarıyla satış yapmak zorunda kaldığı ifade edildi. Bu durumun sektör için ciddi bir finansal sürdürülebilirlik sorunu yarattığı ve yeni barajlı HES yatırımlarını zorlaştırdığı belirtildi.
Sektör temsilcileri çözüm olarak; hidroelektriğe özel taban fiyat belirlenmesi, bahar ayları için mevsimsel fiyat düzenlemesi getirilmesi, sabit giderlerin kaldırılması ve üretime dayalı bir kapasite mekanizması oluşturulması önerilerini yineledi. HES’lerin güçlendirilmesinin doğal gaz ithalatını azaltarak enerji arz güvenliğini destekleyeceği de vurgulandı.
“Hidroelektrik özel olarak fiyatlanmalı”
Yağışların bol olduğu bir yıldan geçildiğini ancak fiyatların hidroelektrik için olumsuz seyrettiğini belirten HESİAD Başkanı Güven, kamu ile görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. Türkiye elektrik üretiminde HES’lerin baz ve dengeleyici kapasite olarak kritik rol oynadığını vurgulayan Güven, bu santrallerin sistem güvenliği ve esnekliğine katkısının piyasada özel olarak fiyatlanması gerektiğini dile getirdi.
Güven, bölgesel jeopolitik gelişmelerin enerji arz güvenliğini daha kritik hale getirdiğine dikkat çekerek, hidroelektrik santrallerin hem kuraklıkla mücadelede hem de dışa bağımlılığın azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Türkiye’de elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 20’sinin hidroelektrikten geldiğini ve kurulu güçte yüzde 25 pay ile lider konumda olduğunu hatırlatan Güven, artan güneş kapasitesiyle birlikte düşen piyasa takas fiyatlarının HES’ler üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Pompaj depolamalı HES çağrısı
Hidroelektrikte önemli bir yatırım potansiyeli bulunduğunu ancak mevcut maliyet ve fiyat yapısı nedeniyle yeni yatırımların zorlaştığını ifade eden Güven, Türkiye’nin pompaj depolamalı santraller için finansman modellerini de içeren bir yol haritasını hızla hayata geçirmesi gerektiğini söyledi.
“Madde 7” uyarısı: Sözleşme feshi riski
Toplantıda ayrıca, barajlı HES’lerin DSİ tarafından belirlenen işletme programlarına uymaması durumunda su kullanım anlaşmasının feshedilmesine imkan tanıyan ve TBMM gündemine gelmesi beklenen düzenleme de gündeme geldi. Sektör temsilcileri, söz konusu yetkinin kaldırılması; bunun yerine para cezası ve geçici askıya alma gibi daha ölçülü yaptırımlar getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bilgin Enerji’den Altuğ Bilgin, mevcut uygulamada santrallerin düşük kotlarda çalışmaya zorlandığını, bunun da depolama kapasitesini sınırladığını ve yüzde 20’ye varan verim kaybına yol açtığını belirtti.
“HES’ler cezalandırılmamalı”
Sektör temsilcileri, hidroelektriğin mevcut piyasa koşullarında adeta “cezalandırıldığını” dile getirdi. Ak Enerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, yüksek üretime rağmen fiyatların sıfıra yakın seyrettiğini belirterek, özellikle Şubat-Mayıs döneminde taban fiyat uygulaması önerdi.
Limak Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Can Değirmenci ise düşük gelir, yüksek işletme giderleri ve kot uygulamasının sektörü zorladığını ifade ederek, tavan fiyat, giderlerin azaltılması ve kot uygulamasının gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Cem Özkök de iletim bedelleri ve orman idaresi kaynaklı maliyet artışlarının üreticiyi zorladığını, mevcut fiyatlarla hibrit projelerin gerçekleştirilemediğini ve üreticilerin kredi geri ödemelerinde sıkıntı yaşadığını dile getirdi.
Şebeke güvenliği için kritik rol
Enerjisa Üretim’den Emre Ercan, şebekeye daha fazla yenilenebilir entegrasyonu için hidroelektrik santrallerin verimli şekilde çalışmasının şart olduğunu belirtti. Piyasa takas fiyatlarının arz-talep dengesini doğru yansıtmadığını ifade eden Ercan, bu durumun sistemde yeni sorunlar doğurduğunu söyledi.
“Paket açıklanmalı” çağrısı
Enerji Hukuku Araştırma Enstitüsü’nden Cengiz Güneş ise artan yenilenebilir enerji payının şebeke istikrarı açısından sınırlar barındırdığına dikkat çekti. Son yıllarda sistem ataletini sağlayan santral yatırımlarının azaldığını belirten Güneş, pompaj depolamalı HES’lerin önceliklendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Güneş, hidroelektrik ve pompaj depolamalı projelere yönelik teşvik ve finansal destekleri içeren kapsamlı bir politika paketinin gecikmeden açıklanması gerektiğini vurguladı.